Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22493 E. , 2024/8147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/412 E., 2024/1034 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22493 E. , 2024/8147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/412 E., 2024/1034 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön incelemen neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine eksik araştırma nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. 6. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli kararının katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, katılan bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, HTS kayıtlarına göre sanığın olay tarihinde olay yerinde bulunmadığına, iddia edilen tarihte havanın güneşli olduğuna, mağdurun sanığı kendisinin aradığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın mağdurun telefonunu kullanma bahanesi ile yanına çağırdıktan sonra istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir. A. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın üzerine atılı suçu hile kullanarak işlediği kabul edilmiş ve mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mağdur ...'ın suç tarihi itibariyle 12 yaşının içerisinde olduğu, olay günü iş yerinden çıkıp bisikletiyle eve gittiği sırada, sanığın bulunduğu araç içerisinden mağduru telefonunu kullanma bahanesi ile durdurduğu, yaşı küçük mağdurun telefonunu kullanması için sanığa verdiği, sanığın mağduru araç içerisine çağırdığı, mağdurun gitmediği fakat sanığın ısrarla çağırması ve ... yağması nedeniyle de yaşı küçük mağdurun araç içerisine bindikten sonra sanık tarafından taciz edildiği olayda, sanığın en başından itibaren yaşı küçük mağdura yönelik olarak telefonunu kullanma bahanesiyle hile kullandığı gözetilerek üzerine atılı suçu işlediği belirlenmiş olup, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli ve 2024/412 Esas, 2024/1034 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.