İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/22529 Karar: 2024/8148 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/22529 K.2024/8148

8. Ceza Dairesi 2024/22529 E. , 2024/8148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/527 4 E., 2024/593K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyi

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/22529 E. , 2024/8148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/527 4 E., 2024/593K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyi

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/22529 E. , 2024/8148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/527 4 E., 2024/593K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2.Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. 4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli kararının temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli ilamıyla sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.04.2024 tarihli kararıyla sanığın üzerine atılı suçtan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazı, üst sınırdan ve indirim yapılmaksızın hüküm kurulması ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. 2.Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, sanığın tedip ve terbiye hakkını kullandığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kazanılmış hak kuralının ihlal edildiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın oğlu olan mağdurun üzerine evin kapısını kilitleyerek üzerine atılı suçu işlediği iddiasına yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bozma ilamına uyulmak sureti ile sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Olay tarihinde sanığın eşi ile boşanma aşamasında olduğu, oğlu olan mağdur ...'ın ise annesinin yanında kaldığı; fakat olay günü babasının berber dükkanına yardım etmeye geldiği, taraflar arasında tartışma yaşandığı, akabinde mağdur ile sanığın evlerine gittikleri, sanığın burada mağduru dövdüğü ve üzerine kapıyı kilitleyerek kızını almaya gittiği olayda, mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı ifadesi, sanığın ikrar içeren savunmaları, doktor raporu ve tüm dava dosyası kapsamından sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamış, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam hakkında Mahkemesi tarafından ek kararla düşme kararı verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuş, bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçenin (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/527 Esas, 2024/593 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesinin hükmünün 4. paragrafından sonra gelmek üzere sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair paragrafın hükümden tamamen çıkartılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla