KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/22813 E., 2025/572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakkı olmayan yere tecavüz
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
Keskin Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarih ve 2021/10194 Esas, 2022/13833 Karar sayılı kararı ile seri muhakeme usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Keskin Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarih ve 2024/129 Esas, 2024/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında ilk mahkumiyet tarihi olan 25.05.2016 tarihinden (seri muhakeme usulü uygulanması için durma süresi de eklendiğinde) temyiz inceleme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, mahkemece suç tarihinin 2010 yılı olarak kabul edilmesi sonuca etkili görülmemiş ve Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanık hakkında kurulan hükümde sonucu itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/22813, K. 2025/572, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama