Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22911 E. , 2025/11117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1603 E. 2024/1633 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir oldu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22911 E. , 2025/11117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1603 E. 2024/1633 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve 2023/261 Esas, 2024/94 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/1603 Esas, 2024/1633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, tutanağın gerçeğe uygun olmadığı, eksik araştırma yapıldığı, kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, soruşturma aşamasında tutuklama kararı veren hakimin davadan çekilmesi gerekmekteyken yargılamaya katıldığı, bu durumun ceza yargılamasının objektiflik ilkesine aykırı olduğu, kararının usulen bozulması gerektiği, 27.02.2024 tarihli duruşmada parmak iziyle telefonunun açılmasına müsaadesi olduğunu belirtmesine rağmen telefon getirtilip sanık tarafından açılmasına müsaade edilmeden dosya hakkında mevcut haliyle karar verildiği, telefonun açılması halinde sanığın uyuşturucuyu satın aldığı kişinin de tespit edilebileceği, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, arama kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü ring görevi esnasında durumundan şüphelenilerek yanına gidilen ticari taksinin sürücüsü olan sanığa ait araç sol ön kapı kolunda bulunan kutu içerisinde kişisel kullanım miktarı üzerinde uyuşturucu madde ele geçtiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunma, kriminal rapor ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre olay günü akşam saatlerinde durumundan şüphelenilerek önleme arama kararına istinaden sanığın sevk ve idaresinde buluna ticari taksi içerisinde yapılan aramada 9 ayrı paket halinde satışa hazır vaziyette ve kullanma miktarı üzerinde toplamda 73,5 gr metamfetamin maddesi ele geçtiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, önleme arama kararına istinaden yapılan arama işlemi ile maddelerin ele geçmesi, maddeyi aldığı şahsa ilişkin yeterli bilgi vermemesi karşısında etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşulunun oluşmadığı, soruşturma aşamasında tutuklama kararı veren hakimin İlk Derece Mahkemesinde kovuşturma aşamasında bazı celselerde görev aldığı ancak aynı hakimin yargılama aşamasında sanığın savunmasının alındığı ve karar celsesinde bulunmadığı, katılmış olduğu tek celsede ise esasa etkili bir işlem yapılmadığı, verilen kararla "tarafsız mahkeme" ilkesinin zedelenmediği, dosyada eksik inceleme bulunmadığı ve mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/1603 Esas, 2024/1633 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 29.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Önleme aramasıyla durdurulan ticari taksinin sürücüsü olan sanığın aracının sol ön kapı kolundaki kutu içinde, dokuz ayrı paket halinde satışa hazır ve kullanma miktarını aşan 73,5 gram metamfetamin ele geçirilmiştir. Sanık, tutuklama kararı veren hakimin yargılamaya katıldığını ve telefonunun açtırılmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Dokuz ayrı paket halinde satışa hazır ve kullanım üstü maddenin bulunması ticaret suçunu oluşturur; soruşturmada tutuklama kararı veren hakimin kovuşturmada sanığın savunmasının alındığı ve karar celselerinde bulunmayıp yalnızca esasa etkisiz tek bir celseye katılması tarafsız mahkeme ilkesini zedelemez.
Uygulama Sonucu: Onama; dokuz paketlik satışa hazır madde karşısında ticaret kabulü isabetli, hakimin katılımı yönünden tarafsızlık ihlali bulunmadığı ve maddeyi temin edeni açıklamayan sanık yönünden etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı belirlenmiştir.
Dava Strateji Notu: Tutuklamaya karar veren hakimin kovuşturmadaki katılımı, ancak esasa etkili bir işlemde bulunması halinde reddi hakim/tarafsızlık ihlali doğurur; dokuz ayrı paketleme ise ticaret sübutunu kesinleştirdiğinden savunma usul itirazlarını somut esasa etki üzerinden temellendirmelidir.