İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/22921 Karar: 2026/1945 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/22921 K.2026/1945

8. Ceza Dairesi 2024/22921 E. , 2026/1945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/753 E., 2024/914 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklen

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/22921 E. , 2026/1945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/753 E., 2024/914 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklen

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/22921 E. , 2026/1945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/753 E., 2024/914 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2024 tarihli ve 2023/171 Esas, 2024/86 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 20 eşit taksitle tahsiline, mahsuba karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/753 Esas, 2024/914 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun adli para cezasının tahsiline karar verilmesinden sonra ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsiline karar verilmesi gerekirken hapse çevirileceğinin ihtarına karar verilmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk açısından hükmün bu yönden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, masumiyet karinesine, suç kastı olmadığına, ticaret yapmadığına, şüpheden arınmış kesin, inandırıcı delil olmadığına, atılı suça ilişkin adli sicil kaydının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme amacı ve kastı olmadığına, uyuşturucunun nasıl bir şey olduğunu bilmediğine, eski çalıştığı yerin işyeri sahibinin arkadaşı olduğundan köpeğini gezdirip yemeğini suyunu verdikten sonra yakın bir yere gidip gelelim demesi üzerine arabaya gezme amaçlı bindiğine, içinde ne olduğunu bilmediğine, kaçmaya yeltenmediğine, şüpheye dayanılarak ceza verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, aleyhine teknik takip, tanık beyanı olmadığına, iki bekçinin ihbar olmadan arama izni olmadan arama yaptıklarına, aramanın yapıldığı yerin özel mülkiyete tabi olduğuna, bagajı açtıklarına, bekçilerin dinlenmediğine, olayın geçtiği yerin otopark olduğuna, telefon ve saç incelemesinin temiz çıktığına, sanık ...'nın suça sürüklenen çocuğu tanımadığını söylediğine, sanıkların tanışmadığına ve diğer firari sanık ..'ün dinlenmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ... 30.09.2025 tarihli dilekçesi ve 09.01.2026 tarihli tebliğ/tebellüğ belgesi içeriğinde temyiz hakkından vazgeçmiştir. Dava dosyası kapsamına göre, çarşı ve mahalle bekçilerinin sitenin açık garaj kapısından şoför koltuğunda sanık ...'nın olduğu ticari taksinin girdiğini görmelerinden yaklaşık 5 dakika sonra garaj kapısı önüne içinde dosyası tefrik edilen firari sanık .. ile suça sürüklenen çocuk ...'ın olduğu başka bir aracın park etmesi, şahısların araçtan inmeleri ile sanık ..'ın kolunun altındaki koli ile ticari taksinin sağ yolcu koltuğunun olduğu kısma bırakması, suça sürüklenen çocuk ile aracın bagaj tarafına geçmeleri, suça sürüklenen çocuğun ticari taksinin bagaj kapısını açtığı, suça sürüklenen çocuğun bagajdan aldığı poşet ile araçtaki kolilerden aynı nitelikte net 602,4 gram ve net 598,8 gram ağırlıklarında esrar ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak, Adli sicil kaydı olmayan ve kan, idrar ve saçında yapılan analizde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı ilaç etken maddesine de rastlanılmayan suça sürüklenen çocuğun, firari sanık ..'ı daha önceden çalıştığı işyerinden tanıdığı ve köpeğine baktığı, olay günü suça sürüklenen çocuk köpeği gezdirdikten sonra firari sanık ..'ın "gel seninle arka sokağa gidelim, hemen geri döneceğiz" dediği ve ne için gittiklerini söylemediği, olay yerinde taksinin bagajındaki poşeti almasını söylediği yönündeki savunmasının aksini aksini gösterir suçu işlediğine dair dosyada her türlü şüpheden uzak şekilde kesin ve somut delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Sanık ...'nın kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, 30.09.2025 tarihli dilekçesi ve 09.01.2026 tarihli tebliğ/tebellüğ belgesi içeriğinde temyiz hakkından vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanık ... bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk ... bakımından temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/753 Esas, 2024/914 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Suça sürüklenen çocuk ...'ın, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiası yönünden; suça sürüklenen çocuğun olay yerine firari sanık ... ile birlikte gitmesi ve görüntü kayıtlarına göre aracın bagajından uyuşturucu madde poşetini bizzat kendisinin alması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun aracın bagajından aldığı maddeleri uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama amacıyla taşıdığı yönündeki kabulde bir hukuka aykırılık olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 11.02.2026

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla