KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/23131 E., 2025/10174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/690 E., 2024/236 K.
- Suç
- Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/504 Esas, 2023/768 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/690 Esas, 2024/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, suçun unsurları yönünden oluştuğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, okul müdürü olan sanığın, şikayetçiye müdür odasında “bu şekilde mi okula geleceksin… başındaki başörtüsünü kastediyorum… seni bu şekilde okula alamam… okulda kapalı öğrenci yok… başını çıkarırsan ne olur… girerken çıkarırsın, çıkarken takarsın…” şeklinde sözler söylediği iddiasına ilişkin olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/3. maddesi, “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir. Suçun oluşması için failin, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılaması ve bu eylemin kamu barışını bozmaya elverişli nitelikte bulunması gerekmektedir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmıştır. Sanığın sınırlı sayıda kişinin bulunduğu müdür odasındaki eyleminin "aleniyet" unsuru barındırmadığı gibi kamu barışını bozmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/690 Esas, 2024/236 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/23131, K. 2025/10174, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama