Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23279 E. , 2026/2307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1490 E., 2024/961 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir old
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23279 E. , 2026/2307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1490 E., 2024/961 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/356 Esas, 2024/140 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2024/1490 Esas, 2024/961 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32/2.maddesinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 18.12.2025 tarihli dilekçe ve 07.02.2026 tarihinde ceza infaz kurumunda alınan beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Dairemizce sanığın yeni bir suç işleme kararı kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, sanığın 29.03.2022 günü yakalandığı, ifadesinin alındığı ve hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı anlaşıldığından, belirtilen işlemlerden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında tüm fiillerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihlerinde, sanıkların ikametinde yapılan aramalarda, çeşitli uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin ele geçirildiği şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ihbar ve arama tutanakları içeriği, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanıkların beyanları, uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, ele geçiriliş şekli, kriminal raporlar ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu,etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanık ve müdafiinin aşamalarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca akıl hastalığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmamaları, mahkemenin bu hususta harici gözleminin olmaması, sanığın güncel adli sicil kaydında kesinleşmiş birçok mahkûmiyet hükmünün bulunması karşısında bu hususun değerlendirilmesinin gerekmediği anlaşılarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/172 Esas ve 2019/538 Karar sayılı ilamının birinci kez mükerrirliğe esas alınması gerekirken, şartları oluşmadığı halde sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna ilişkin kabulün hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2024/1490 Esas, 2024/961 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin tekerrürle ilgili kısmındaki ''ikinci kez'' ibaresinin kaldırılarak ''birinci kez'' ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.