Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23858 E. , 2025/9320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1245 E., 2024/1086 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma kurulan hükmün temyiz edilebilir old
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23858 E. , 2025/9320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1245 E., 2024/1086 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2021/371 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 05.07.2024 tarihli ve 2024/1245 Esas, 2024/1086 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi; Sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına; atf-ı cürüm mahiyetindeki diğer sanığın beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağına; ayrıca yapılan telefon incelemesinde olay ile ilgili olarak diğer sanık ... ile sanık arasında herhangi bir suretle uyuşturucu ticareti yapıldığına dair kanıt elde edilemediğine buna göre, sanık hakkında mahkûmiyet cezasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinin isabetsiz olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde sanık hakkında yapılan ihbar üzerine, sanığın kiraladığı sanık ile temyiz dışı sanık ...'in bulunduğu aracın durdurulduğu, tedirgin hareketler sergilemeleri üzerine usulüne uygun alınan arama kararına istinaden diğer sanık ...'in üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, temyiz dışı sanık ...'in, sanığın kendisini arayarak söz konusu uyuşturucuyu verdiğini ve saklamasını söylediğini beyan ettiği, bu suretle sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda: Sanık hakkında yapılan ihbarın içeriği, sanığın kiraladığı araçta yakalanmasına ilişkin tutanak, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanma sınırının üzerinde olması, uzmanlık raporu, sanığın beyanları ile temyiz dışı sanık ...'in aşamalarındaki ifadelerinde sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kendisine verdiğine ve saklamasını söylediğine ilişkin beyanları, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suçun sübut bulduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık müdafinin, sanığın uyuşturucu ticareti yaptığını gösterir herhangi bir somut emarenin dava dosya kapsamında bulunmadığına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.07.2024 tarihli ve 2024/1245 Esas, 2024/1086 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesinin uyarınca Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İhbar üzerine durdurulan araçta, sanığın kiraladığı belirlenen ve içinde temyiz dışı sanığın bulunduğu araçta uyuşturucu ele geçmiş; temyiz dışı sanık, maddeyi sanığın verip saklamasını söylediğini beyan etmiştir. İlk derece beraat kararını Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açarak kaldırıp sanığı 15 yıl hapse mahkûm etmiş, Yargıtay bu mahkumiyeti onamıştır.
Hukuki İlke: İhbar içeriği, aracın sanıkça kiralanması, kullanım sınırını aşan madde miktarı ve temyiz dışı sanığın aşamalarda istikrarlı biçimde maddeyi sanığın verdiğine dair beyanı bir arada değerlendirildiğinde suçun sübutuna ilişkin istinaf mahkemesinin kabulü isabetlidir.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmış, tahliye talebi reddedilmiştir; delil bütünlüğü beraat gerekçesini ortadan kaldırmıştır.
Dava Strateji Notu: İlk derecedeki beraat, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak mahkumiyete çevrilebildiğinden, beraat kararı kesin güvence sağlamaz; 'atf-ı cürüm' savunmasının başarısı için diğer sanığın beyanının çelişkili ve istikrarsız olduğunun somut biçimde ortaya konması gerekir.