Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23865 E. , 2025/6096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1272 E., 2024/1333 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (sanıklar ... ve ....yönünden), Bozma (sanık ... yönünden) Yapılan ön inceleme neticesi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23865 E. , 2025/6096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1272 E., 2024/1333 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (sanıklar ... ve ....yönünden), Bozma (sanık ... yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'in temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2023/59 Esas, 2024/115 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 52, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-b, 52, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/1272 Esas, 2024/1333 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemleri Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiğine ve delilleri hukuka aykırı şekilde toplandığına, konutta yapılan aramaların hukuka aykırı olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın yalnızca kullanıcı olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemleri Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından elde edilen görüntülerin hükme esas alınamayacağına, gizli soruşturmacıların delilleri hukuka aykırı şekilde toplandığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanamayacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ve müdafinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 08.04.2025 ve 14.04.2025 tarihli dilekçelerinde temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; 23.05.2022 tarihinde, sanığın gizli soruşmacıya metamfetamin sattığı ve soruşturma sonlandırılırken operasyon kararı alınarak 27.09.2022 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada 37 paket bonzai, 4 paket metamfetamin ile 1 paket esrar ele geçirildiği; 05.07.2022 tarihinde, sanığın mahkeme kararına istinaden evinde yapılan aramada 3 paket metamfetamin, 1 paket bonzai ile 1 paket esrar ele geçirildiği; 27.07.2022 tarihinde, kolluk görevlilerince sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulduğu ve kaba üst yoklamasında 6 paket bonzai ile 6 paket metamfetamin ele geçirildiği; sanığın 05.07.2022 tarihinde ikametinde ele geçen maddeleri 23.05.2022 tarihinden sonra temin ettiğinin sabit olmadığı ve aynı bütünün parçaları olduğu, yine 27.09.2022 tarihinde evinde yapılan aramada ele geçen maddelerin 27.07.2022 tarihinden sonra temin edildiğinin sabit olmadığı ve aynı bütünün parçaları olduğu değerlendirilerek sanığın 23.05.2022 ve 27.07.2022 tarihlerinde zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; 23.05.2022, 05.07.2022, 27.07.2022 ve 27.09.2022 tarihli eylemlerle ilgili olarak; dava konusu 23.05.2022 ve 05.07.2022 tarihli eylemlerin bir suç oluşturduğu, 05.07.2022 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve bu eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması suretiyle hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 27.07.2022 tarihinde tekrar suç işlediği; ikinci suç kapsamında da sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, hakkında ifade alma adli işlemlerinin yapıldığı, sanığın bu olayda adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı ve bu suretle fiili ve hukuki kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 27.09.2022 tarihinde üçüncü kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin üç ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, güvanalımı raporu, fiziki takip ve kimlik tespit tutanakları, gizli soruşturmacı tanık beyanları, olay tutanakları, ele geçen maddelerin miktarı, çeşitliliği, kriminal raporlar ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5275 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, bu karar kapsamında gizli soruşturmacılara görüntü ve ses kaydı alma yetkisinin de verildiği, güven alımı tutanağı incelendiğinde gizli soruşturmacının gizli ajan olarak hareket ettiğine dair bir hususa rastlanılmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 21.07.2022 tarihinde sanığın, gizli soruşturmacıya 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi kapsamındaki okula 200 metreden yakın mesafede uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, güvanalımı raporu, fiziki takip ve kimlik tespit tutanağı, gizli soruşturmacı tanık beyanları, keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporu, kriminal raporlar ile dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 5275 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, bu karar kapsamında gizli soruşturmacılara görüntü ve ses kaydı alma yetkisinin de verildiği, güven alımı tutanakları incelendiğinde gizli soruşturmacının gizli ajan olarak hareket ettiğine dair bir hususa rastlanılmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, yeterli araştırma ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 21.07.2022 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 10.01.2023 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı, sanığın 07.08.2022 tarihli işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı ise 15.11.2022 tarihli iddianame ile dava açılarak Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli ve 2024/169 Esas, 2024/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve hükmün Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından 24.02.2025 tarihli ilamı ile bozulduğu, her iki davanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, aynı suç işleme kararı çerçevesinde işlenip işlenmediği belirlenerek bahsi geçen dava dosyasının akıbetinin araştırılarak, derdest ise birleştirilmesi, hüküm kesinleşmiş ise adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneğinin bu dosya içine konularak incelenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek "ek cezanın infazına" karar verilmesi, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ve müdafinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 08.04.2025 ve 14.04.2025 tarihli dilekçelerinde temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/1272 Esas, 2024/1333 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, 3.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/1272 Esas, 2024/1333 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.