Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23952 E. , 2025/2146 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/829 Esas, 2024/1032 Karar SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme netice
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23952 E. , 2025/2146 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/829 Esas, 2024/1032 Karar SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2018/81 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/3978 Esas, 2019/743 Karar sayılı kararı ile sanığın; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7/2. maddesinin birinci ve ikinci cümleleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 51, 53/1-2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 3 ay denetim süresi tayinine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. 3. Yargıtay (3). Ceza Dairesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2022/2659 Esas, 2024/2514 Karar sayılı kararıyla hükmün "... sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 215 nci maddesinde tanımlanan suçu ve suçluyu övme suçunun unsurlarının ve cezalandırılma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi..., kabul ve uygulamaya göre de,.. suç tarihinin sanığın paylaşımı yaptığı '09.10.2015 tarihi' olarak yazılması gerektiğinin gözetilmemesi.., ...sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması ve sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi..." şeklindeki gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/829 Esas, 2024/1032 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 215/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, açık ve yakın tehlike şartı gerçekleşmediğinden ve sanığın paylaşımının "ifade özgürlüğü" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, 09.10.2015 tarihinde "Twitter" isimli sosyal medya hesabından; H.L.B isimli 2015 yılında Şırnak'ta hendek operasyonları sırasında öldürülen örgüt üyesinin terörist kıyafetli fotoğrafını paylaşıp üzerine "Özgürlük kokan ruhundan mı yoksa geriye kalan bedeninden mi ben senin alınmış canından sürüklenmiş teninden öperim hevalim" şeklinde yorum yazısı yazdığı iddiasına ilişkin olarak; Dairemizin, 10.02.2025 tarihli ve 2022/5760 Esas, 2025/989 Karar sayılı ilamında izah edildiği üzere; sanığın, ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılan Hendek operasyonlarının devam ettiği ve infial olan dönem içerisinde yargılamaya konu edilen paylaşımı herkese açık şekilde sosyal medya hesabından yaptığı dikkate alındığında açık ve yakın tehlikenin oluştuğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bu sebebe dayanan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesinde "Atılı suçun, basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek cezanın yarı oranına kadar artırılacağının" hükme bağlanması karşısında sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 216 ve 218. maddelerinde düzenlenen suçun yaptırımının üst sınırının 3 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde sanık hakkında basit yargılama usulü de uygulanamayacağından, Tebliğname'de belirtilen bu nedenli bozma düşüncesine de iştirak edilmemiş ve sanık hakkında ilgili hüküm uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Adli sicil kaydına göre sanığın suç tarihinden önce işlediği suçlardan hapis cezası ile mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlendiğinden sanık hakkında hükmolunan 25 günlük hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan muhakeme uygulamalarının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamalarda yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR "Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/829 Esas, 2024/1032 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.