Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23972 E. , 2025/1866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/542 E, 2024/559 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23972 E. , 2025/1866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/542 E, 2024/559 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/140 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik; a-Cinsel taciz suçundan sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine, b-Cinsel amaçla ve cebir, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine, c-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2021/1195 Esas, 2022/2035 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan bakanlık vekilinin istinaf başvuruların incelenmesinde özetle; müştekinin maddi hakikatin ortaya çıkarılması için duruşmaya getirilip olayla ilgili dinlenmesinin zorunlu olduğu,bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma aşamasında verdiği ifadesinin sanığa okunup bu hususta diyeceklerinin sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, kabule göre de sanığın hukuki anlamda tek olan eyleminin nitelik yönünden bölünerek aynı eylem nedeniyle hem mahkumiyet hem de beraat kararı verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması; kabule göre de katılan bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın gözaltında kaldığı süreleri gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi ve bu sürelerin mahsubuna karar verilmemesinin hukuka aykırı'' olduğu gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli kararı üzerine Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik; a-Cinsel taciz suçundan sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine, b-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/1273 Esas, 2023/1552 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan bakanlık vekilinin istinaf başvuruların incelenmesinde; a-Cinsel taciz suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, b-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise özetle ''katılanın aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesinden sonra tüm dosya kapsamına göre sanığın hukuki durumunun gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, kabule göre de yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 50, 62/1 maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. Maddesinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı'' olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli kararı üzerine Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/825 Esas, 2023/755 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 5.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.03.2024 tarihli ve 2024/542 Esas, 2024/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Katılanın olayın hemen sonrasında alınan beyanına itibar edilmesi gerektiğine, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul, kanun ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, sanık ile katılanın aynı mahallede yaşamalarından dolayı tanışıklıklarının bulunduğu, olay tarihinde saat 20:30 sıralarında katılanın arkadaşları ile buluşmak için tek başına yolda yürüdüğü esnada alkollü olan sanığın katılanın karşısına çıkarak yolunu kestiği, katılanın bu kişinin sanık olduğunu farketmesi üzerine adımlarını hızlandırarak uzaklaşmaya çalıştığı ancak sanığın katılanın bileğinden tutarak zorla katılanı tenha olan ara sokağa çekmeye çalıştığı, katılanın sanığa direndiği ancak sanığın katılanın bileğini daha sıkı tutarak kaçmasına engel olduğu, bunun üzerine katılanın bağırarak çevreden yardım istediği, o esnada çevrede bulunan tanık ....'nin olayı görünce kolluğa ihbarda bulunduğu ve sanığı olay yerine gelen kolluk görevlilerine teslim ettiği ve bu suretle katılanı zorla tenha bir yere götürmek isteyerek cinsel amaçla cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılanın soruşturma aşamasında sanığın kendisinin bileğinden tutarak ara sokağa çektiğini, kaçmak istediğini ancak kaçamadığını kovuşturma aşamasında ise yolda cep telefonu ile konuşurken birinin kendisinin bileğinden tuttuğunu hissetmesi üzerine sanık ile karşı karşıya geldiğini, korkup kendisini geri çektiğini ve sanığın kendisini sürüklemediği şeklinde aşamalarda değişen anlatımında kovuşturma aşamasındaki beyanına itibar edilmesi gerektiğine dair anlatımı, sanığın istikrarlı savunması ve tanık ....'nin soruşturma aşamasındaki bilgi ve görgüsü karşısında; sanığın katılanın bileğine temas etmesi şeklinde gerçekleşen olayda katılanın iradesiyle hareket edebilme özgürlüğünün ortadan kaldırılmadığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik hareketin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı bu hali ile atılı suçun unsurlarının oluşmadığı nazara alınarak yapılan değerlendirmede beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Sanık hakkında cinsel amaçla cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.03.2024 tarihli ve 2024/542 Esas, 2024/559 Karar sayılı kararında katılan bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum 7.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.