KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/24107 E., 2025/7340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/962 Esas, 2024/527 Karar
- Suç
- Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
- Fiil tarihi
- 23.09.2021
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/218 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 10.06.2024 tarihli ve 2023/962 Esas, 2024/527 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Paylaşımın 1024 üyesi bulunan WhatsApp grubunda yapıldığına, bu nedenle aleniyet unsurunun gerçekleştiğine ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 1024 kişiden oluşan ve başlangıçta bir okul grubu olarak kurulan WhatsApp grubu içerisinde “Allah’ı olmayan grup” şeklinde beyanlarda bulunduğu ve Kâbe üzerine Mustafa Kemal Atatürk’ün siluetinin yerleştirildiği bir fotoğrafı paylaşarak bu görüntüyü yaydığı iddiasına ilişkin olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216/3. maddesi, “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir. Suçun oluşması için failin, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılaması ve bu eylemin kamu barışını bozmaya elverişli nitelikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın yaptığı paylaşımın sınırlı erişime sahip bir grupta gerçekleştirildiği, bu yönüyle aleniyet unsurunun oluşmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, sanığın olay tarihinde 18 yaşında genç bir birey olması, UYAP ortamından yapılan incelemeye göre herhangi bir adli sicil kaydının bulunmaması ve paylaşımı suç işleme kastıyla yapmadığına ve pişman olduğuna dair savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 10.06.2024 tarihli ve 2023/962 Esas, 2024/527 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24107, K. 2025/7340, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama