Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24342 E. , 2025/2297 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2437 Esas 2024/2175 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz ed
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24342 E. , 2025/2297 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2437 Esas 2024/2175 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2023/446 Esas, 2024/211 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 62, 52/2 ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.08.2024 tarihli, 2024/2437 Esas, 2024/2175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Elde edilen delillerin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesinde düzenlenen gizli soruşturmacı görevlendirilmesine yönelik şartların oluşmadığına, hükmün gerekçesiz olduğuna, sanığın uyuşturucu satma kastı olmamasına karşın gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek sanığı suça teşvik ettiklerine, sanığın gizli soruşturmacılara verdiği uyuşturucu miktarının bağımlılar arasında yardımlaşma sınırında olduğuna, buluşma adresinin gizli soruşturmacılar tarafından belirlenmesi nedeniyle sanık hakkında nitelikli halin uygulanamayacağına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16/08/2024 tarihli ve 2024/2437 Esas, 2024/2175 Karar sayılı kararının sanık müdafiine 08.09.2024 pazar günü tebliğ edildiği, temyiz süresinin 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde 2 hafta olarak belirlendiği, aynı Kanun'un 39/4. maddesine göre son günün tatil gününe denk gelmesi halinde sürenin ertesi gün sona ereceğinin belirtildiği ve sanık müdafiinin hükmü süresinde olmak üzere 23.09.2024 tarihinde temyiz ettiği görülmekle Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak olunmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde gizli soruşturmacılara suça konu bir paket metamfetamini sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, 03.06.2023 tarihli güven alımına ilişkin raporda ilk icrai hareketin sanıktan geldiği ve sanığın gizli soruşturmacıların yanına giderek diyalog kurduğu, sonrasında da gizli soruşturmacılara uyuşturucu bulmaları konusunda yardımcı olabileceğini söyleyerek suça konu uyuşturucuyu gizli soruşturmacılara sattığı ve satış yerinin sanık tarafından gizli soruşturmacıların "hallederiz şöyle ilerleyelim" diyerek yönlendirildiği yerde gerçekleşmiş olduğu görüldüğünden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; gizli soruşturmacıların tanık sıfatıyla alınan beyanları, fiziki takip tutanağı, 03.06.2023 tarihli rapor, kimlik tespit tutanağı ve mahallinde yapılan keşif uyarınca sanığın gizli soruşturmacılarda ele geçen uyuşturucuyu atılı suç kapsamında sattığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16/08/2024 tarihli ve 2024/2437 Esas, 2024/2175 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi. ...
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gizli soruşturmacılara bir paket metamfetamin sattığı iddiasıyla sanık uyuşturucu ticaretinden 13 yıl 9 ay hapse mahkûm edilmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi davranarak sanığı suça teşvik ettiğini ve buluşma yerinin görevlilerce belirlendiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Güven alımına ilişkin raporda ilk icrai hareketin sanıktan gelmesi ve satışın sanığın yönlendirdiği yerde gerçekleşmesi halinde gizli soruşturmacı kışkırtıcı ajan sayılmaz; satış yerinin sanıkça belirlenmesi 188/4-b nitelikli halinin uygulanmasını haklı kılar.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmış, salıverilme talebi reddedilmiştir; ilk hareketin sanıktan gelmesi teşvik/kışkırtma savunmasını çürütmüştür.
Dava Strateji Notu: Kışkırtıcı ajan (ajan provokatör) savunmasının başarısı, suç iradesinin görevlilerce mi yaratıldığı yoksa zaten mevcut mu olduğu ayrımına dayanır; güven alım raporundaki 'ilk icrai hareketin kimden geldiği' ifadesi dosyanın kaderini belirlediğinden bu tutanak titizlikle incelenmelidir.