Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24214 E. , 2025/1788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2024/707 K. SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz e
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24214 E. , 2025/1788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2024/707 K. SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2013/414 Esas, 2015/495 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/11753 Esas, 2021/15805 Karar sayılı kararı ile ''sanık hakkında aynı mağdura yönelik benzer eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/434 Esas, 2016/436 Karar sayılı dosyasında da mahkumiyet kararı verildiği, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, sanık hakkındaki söz konusu dosyanın ve başkaca dosyaların araştırılıp getirtilerek dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip; suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemi arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve dava dosyasının kesinleşmiş olması halinde ise hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, mağdura ait kimlik bilgilerini sırasıyla 27.09.2012, 25.11.2012 ve 26.12.2012 tarihlerinde işlediği farklı suçlarda kullanması karşısında; sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan TCK.nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine "iftira" olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle'' hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci 1.İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/418 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2023 tarihli ve 2021/386 Esas, 2023/891 Karar sayılı kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması için durma kararı verilerek dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmemesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. 3.İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2023 tarihli ve 2021/386 Esas, 2023/891 sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesinin yollaması ile 267/1, 43/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Sanığın temyiz istemi herhangi bir nedene dayanmamaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, sanığın 27.09.2012 tarihinde tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, 25.11.2012 tarihinde kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf ve 26.12.2012 tarihinde mala zarar verme, bina içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından hakkında yapılan soruşturmalar sırasında soruşturmayı engellemek amacı ile mağdurun kimlik bilgilerini söyleyerek mağdur hakkında kamu davası açılmasına ve kovuşturma yürütülmesine sebep olmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, özellikle işlediği suçlar nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, mağdura ait kimlik bilgilerini kullandığı, soruşturma evraklarını mağdurun ismi ile imzaladığı, mağdurun İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/9 Esas, 2013/444 Karar sayılı dosyasında, 2014/86 Esas,2014/384 Karar ve İstanbul 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1487 Esas, 2015/992 Karar sayılı dosyalarında sanık sıfatıyla yargılanmasına sebebiyet verdiği, sanığın mağdurun kimlik bilgilerini kullandığını ikrar ettiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2024/208 Esas, 2024/707 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.