Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24752 E. , 2025/11376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1131 E., 2024/1941 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebil
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24752 E. , 2025/11376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1131 E., 2024/1941 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2023/118 Esas, 2024/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3 ,188/4-a, 43/1, 52/2-4, 53, 62, 63... . maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1131 Esas, 2024/1941 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde sattığına ilişkin istihbari bilgiler bulunan sanığın olay tarihinde ilk olarak tanık ...'e 2 adet hap şeklinde uyuşturucu madde sattığı, ardından aynı gün ... ve ...'a isimli şahıslara para karşılığı eroin ihtiva eden uyuşturucu madde sattığı olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2023 tarihli iddianamesi ile talep edilmediği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında, daha fazla ceza tayinini gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının uygulanması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli ve 2024/1131 Esas, 2024/1941 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Diyarbakır'da sanığın aynı gün önce bir tanığa 2 hap, ardından başka şahıslara eroin sattığı iddia edilmiş; ilk derece mahkemesi TCK 43/1 zincirleme suç hükmünü uygulayarak ceza belirlemiştir. Ancak iddianamede 43/1 talep edilmemiş ve sanığa ek savunma hakkı tanınmamıştır.
Hukuki İlke: CMK 226 uyarınca iddianamede yer almayan ve daha fazla ceza tayinini gerektiren TCK 43/1 (zincirleme suç) hükmünün, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan uygulanması savunma hakkının ihlalidir ve bozmayı gerektirir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: İddianamede gösterilmeyen ve cezayı ağırlaştıran bir hüküm (ör. TCK 43 zincirleme) ek savunma hakkı verilmeden uygulanmışsa, bu CMK 226 ihlali kesin bir bozma sebebidir; müdafi duruşma tutanaklarında ek savunma verilip verilmediğini mutlaka kontrol etmelidir.