Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24869 E. , 2025/287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir old
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24869 E. , 2025/287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/231 Esas, 2024/318 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 12/2, 12/5 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/1763 Esas, 2024/1545 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın eyleme iştirak etmediğine, ele geçirilen kutularda tabanca olduğunu bilmediğine, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğine, atılı suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, sanığın tabancaların niteliğini bilmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, yapılan aramanın usulsüz olduğuna, temel cezanın yanlış belirlendiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Arama kararının usule aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, çifte değerlendirme yasağının ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçun nitelikli unsurlarında hataya düştüğüne, suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Cumhuriyet savcısı tarafından, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen usule uygun arama kararı üzerine, sanıkların yanlarında getirdikleri kutuların içerisinde yapılan arama neticesinde suça konu tabancaların ele geçirildiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. Mahkemece, sanık ...'in, tanık V. tarafından kendisine gönderilen Antalya ilindeki konuma ilişkin savunmalarının çelişkili olduğu, ağabeyi sanık ...'in daveti üzerine gezmek için Antalya'ya geldiğine yönelik savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, kolluk tarafından yürütülen çalışmalar sırasında, sanıklar ... ve ...'in temin ettikleri tabancaları Antalya ilinde piyasaya sürmek üzere otobüs ile geldiklerine dair bilgilerin elde edildiği, sanık ...'e ait cep telefonunda yapılan incelemede tabanca fotoğraf ve videolarının bulunduğu hususları birlikte değerlendirilerek, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi, dosya kapsamına uygun bulunmuştur. 3. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık ifadeleri, olay ve yakalama tutanağı, görüntü izleme tutanağı, telefon inceleme tutanakları, Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünü'nün 25.03.2024 tarihli uzmanlık raporu, parmak izi inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanıkların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan nitelik ve sayı bakımından vahim nitelikteki tabancaları taşımak suretiyle atılı suçu işlediklerine dair kabulün hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/1763 Esas, 2024/1545 Karar sayılı kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluk çalışmalarında iki kardeş sanığın temin ettikleri tabancaları Antalya'da piyasaya sürmek üzere otobüsle geldikleri bilgisi alınmış, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında verdiği arama kararıyla yanlarındaki kutularda suça konu tabancalar ele geçirilmiş, bir sanığın telefonunda tabanca fotoğraf ve videoları bulunmuştu. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi 6136 sayılı Kanun'un 12/2 ve 12/5 maddelerinden 16 yıl 8 ay hapse hükmetmiş, Yargıtay 8. Ceza Dairesi onadı.
Hukuki İlke: Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında verdiği arama kararı üzerine yapılan arama hukuka uygundur ve elde edilen silahlar delil olarak kullanılır; nitelik ve sayı bakımından vahim nitelikteki tabancaların taşınması 6136 sayılı Kanun kapsamındaki suçu oluşturur ve 'kutularda tabanca olduğunu bilmiyordum' savunması, konum mesajları ve telefondaki silah görüntüleriyle çelişiyorsa hayatın olağan akışına aykırı bulunur.
Uygulama Sonucu: Daire, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına ve tutuklu sanıkların salıverilme taleplerinin reddine oy birliğiyle karar verdi; arama usulsüzlüğü, iştirak yokluğu ve nitelikli unsurda hata itirazlarının tamamını yerinde görmedi.
Dava Strateji Notu: Silah kaçakçılığı dosyalarında 'içeriğini bilmiyordum' savunması, sanığın telefonundaki fotoğraf/video kayıtları ve seyahatin organizasyonuna dair mesajlaşmalarla kolayca çürütülmektedir; müdafi bu dijital verilerin elde edilme usulünü ve sanıkla bağını sorgulamadan bilgisizlik savunmasına yaslanmamalıdır. Savcılık kararına dayalı aramalarda usulsüzlük itirazı için gecikmesinde sakınca koşulunun somutta yokluğu kanıtlanmalıdır.