İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25303 Karar: 2025/8907 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25303 K.2025/8907

8. Ceza Dairesi 2024/25303 E. , 2025/8907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3142 E., 2024/3345 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında uyuşturucu madde tica

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25303 E. , 2025/8907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3142 E., 2024/3345 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında uyuşturucu madde tica

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25303 E. , 2025/8907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3142 E., 2024/3345 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2024 tarihli ve 2024/5 Esas, 2024/250 Karar sayılı kararı ile; - sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, - sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,192/3, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına -sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 39/2-c, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/2260 Esas, 2024/1342 Karar sayılı kararı ile; '' yapılan istinaf incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 280. Maddesi gereği, oy birliğiyle istinaf istemlerinin esastan reddine,,''' karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hatalı değerlendirildiğine, yeterli ve somut delil bulunmadığına, ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında kaldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik inceleme yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, eylemin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğuna, somut ve yeterli delil bulunmadığına, adil yargılanmanın ihlal edildiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında Türk Ceza Kanun'u madde 192/1'in uygulanması gerekirken mahalli mahkemece Türk Ceza Kanun'u madde 192/3'ün uygulanmasının hatalı olduğuna, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ...'nın mahkûmiyet hükmüne konu 11.08.2023 tarihli eylemde sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde ...'u ...'a göndererek aldığı uyuşturucuyu teslim alıp döndüğünde otogardan almak için araçta beklemesi, sanık ...'un yakalandığının haber verilmesi üzerine olay yerinden araba ile ayrılması yönündeki eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi anlamında " müşterek faillik" olduğu gözetilmeden sanık ...'nın Türk Ceza Kanunu'nun 39. maddesi gereğince '' yardım eden'' olarak kabulüyle hakkında eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştiri konusu yapılmış olup Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin bu yönde eleştirisi isabetli bulunmuştur. Dava dosyası kapsamına göre, 11.08.2023 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanık ...'a üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine çantasında bulunan esrar ve kokain maddelerini rızaen teslim ederek muhafaza altına alındığı, sanıklar ... ve ...'nın birlikte ikamet ettikleri evde yapılan aramada bulunan13 paket esrar maddesine el konulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanağı, ikamet ve araç arama tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporu, telefon inceleme kayıtları, HTS kayıtları ve bilirkişi raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, adil yargılanma haklarının ihlal edilmediği, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/3142 Esas, 2024/3345 karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin/taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İzmir'de 11.08.2023 tarihli olayda kurye olarak gönderilen sanık, durdurulduğunda çantasındaki esrar ve kokaini rızaen teslim etmiş; diğer iki sanığın birlikte oturduğu evde yapılan aramada ise 13 paket esrar ele geçirilmişti. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi organizasyondaki konumlarına göre sanıklara 15 yıl ile 7 yıl 6 ay arasında değişen hapis ve adli para cezaları vermiş, istinaf istemleri esastan reddedilmişti.

Hukuki İlke: Kuryeyi uyuşturucu almaya gönderip dönüşünde otogardan almak için araçta bekleyen ve yakalanma haberi üzerine olay yerinden ayrılan sanığın konumu TCK 39 anlamında yardım etme değil, TCK 37/1 anlamında müşterek failliktir; ancak aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu eksik ceza tayini yalnızca eleştiri konusu yapılabilir.

Uygulama Sonucu: HTS kayıtları, telefon incelemesi, arama tutanakları ve bilirkişi raporuna dayanan mahkumiyetler hukuka uygun bulunarak temyiz istemleri CMK 302/1 uyarınca esastan reddedildi ve hükümler onandı; bir sanığın salıverilme talebi de ceza miktarı gözetilerek reddedildi.

Dava Strateji Notu: Aleyhe kanun yolu başvurusu yokluğu, hatalı biçimde yardım eden sayılan sanığın düşük cezasını temyizde de korumuştur; savcılık veya katılan istinafa gitmemişse Yargıtay vasıf hatasını yalnız eleştirir, bozamaz. Müdafi bu tür lehte hataları gündeme getirmekten kaçınmalı, kurye organizasyonlarında ise HTS ve mesaj trafiğinin fikir birliğini kurmaya yettiğini bilerek savunmayı planlamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla