Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25373 E. , 2025/4572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2323 Esas, 2024/1380 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25373 E. , 2025/4572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2323 Esas, 2024/1380 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 12. maddesinde yapılan yasal değişiklik sonrası temyiz kanun yoluna tabi olduğu temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli 2021/263 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 01.07.2024 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak suç vasfı değiştirilmek suretiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62., ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına aynı Kanun'un 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl denetime tabi tutulmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarında 1 yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinin rutin ring görevleri sırasında olay günü saat 23.50 sularında ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde beklemekte olan kişinin durumundan şüphelenip yanına gittikleri, temyiz dışı O.D'ye niçin beklediğini sorduklarında ticari taksi ile gelecek bir kişiden uyuşturucu madde almak için beklediğini söylemesi üzerine kolluk görevlilerinin de beklemeye başladığı, bir süre sonra ticari taksinin geldiği, yolcu koltuğunda oturan sanığın kaba üst aramasında suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılan olayda, sanık ile olay öncesine dayalı, sanık hakkında suç atfında bulunmasını gerektirecek husumeti bulunmadığı anlaşılan O.D isimli kişinin soruşturma aşamasında uyuşturucu madde satın almak için sanık ile 0539***12 46 numaralı telefon ile irtibata geçtiğini söylemesi, sanığın da kollukta alınan beyanında kullandığı telefon numarası olarak söz konusu numarayı bildirmiş olması, O.D'nin uyuşturucu almak için anlaştığı sanığa bulunduğu yerin konumunu sanığın kullandığı telefon vasıtasıyla gönderdiğini söylemiş olması, ticari taksi şoförünün de kovuşturma aşamasında sanığın yol tarifini kendisine telefonuna bakarak yaptığını ifade etmesi, O.D'nin kolluk görevlilerine uyuşturucu almak için beklediğini ifade ettiği ticari taksi plakası ile sanığın olay yerine geldiği ticari taksinin aynı olduğunun anlaşılması, O.D'nin aşamalardaki beyanlarının Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine birbiri ile uyumlu ve somut nitelikte olması, bu beyanların sanığın bindiği ticari taksi ile olay yerine gelmesi, sanığın üzerinde yapılan kaba üst aramasındada üç parça halinde satışa arz edilecek durumda uyuşturucu madde ele geçirilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde bu O.D'nin beyanlarının doğrulanmış olması hususları nazara alınarak, sanığın aşamalardaki birbiri ile çelişkili savunmalarının suçtan kurtulmaya ve daha az cezayı gerektiren kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ceza almaya yönelik olduğu ve dava dosyası ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmediği gözetilmeksizin sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 01.07.2024 tarihli, 2022/2323 Esas, 2024/1380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluk, gece devriyesinde caddede bekleyen ve uyuşturucu almak için taksiyle gelecek birini beklediğini söyleyen O.D. ile birlikte beklemiş; gelen ticari taksinin yolcu koltuğundaki sanığın kaba üst aramasında üç parça halinde satışa hazır uyuşturucu ele geçirilmiştir. İlk derece mahkemesi sanığa ticaretten 12 yıl 6 ay hapis vermiş, İstanbul BAM 28. Ceza Dairesi ise duruşma açarak vasfı kullanmak için bulundurmaya çevirmiş ve TCK 191/8-a uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir; kararı sanık müdafii temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Husumeti bulunmayan alıcının aşamalarda tutarlı beyanları; sanığın kendisinin de doğruladığı telefon numarasıyla kurulan irtibat, konum gönderilmesi, taksi şoförünün yol tarifinin telefondan yapıldığına dair anlatımı, taksi plakasının örtüşmesi ve üç parça halinde satışa arz edilir maddenin ele geçmesiyle doğrulanmışsa, sanığın çelişkili savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik sayılır ve eylem kullanmak için bulundurma değil uyuşturucu madde ticaretidir; ayrıca 7499 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrası BAM'ın verdiği HAGB kararları temyiz edilebilir.
Uygulama Sonucu: BAM'ın vasıf değişikliğiyle verdiği HAGB kararı, suç vasfında yanılgı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirme için aynı BAM dairesine gönderilmiştir; sanık müdafiinin beraat istemli temyizi böylece sanık aleyhine sonuç doğurmuştur.
Dava Strateji Notu: Bu karar, lehe görünen bir HAGB kararının dahi temyiz edildiğinde vasfın ağırlaştırılarak bozulabileceğini gösterir; müdafi, istinafta elde edilen kullanma vasfı ve HAGB kazanımını temyizle riske atmadan önce delil durumunu (alıcı beyanının dış delillerle doğrulanma derecesini) soğukkanlı değerlendirmelidir. Alıcı beyanı telefon irtibatı, konum paylaşımı ve paketleme şekliyle doğrulanıyorsa satış kabulü güçlüdür ve beraat hedefli temyiz ciddi geri tepme riski taşır.