İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25463 Karar: 2025/6002 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25463 K.2025/6002

8. Ceza Dairesi 2024/25463 E. , 2025/6002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/1003 Esas, 2017/265 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Uşak 1. Asliye Ceza Mahke

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25463 E. , 2025/6002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/1003 Esas, 2017/265 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Uşak 1. Asliye Ceza Mahke

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25463 E. , 2025/6002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/1003 Esas, 2017/265 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/1003 Esas, 2017/265 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, kararın 28.03.2017 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/7582 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/10852 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 31.10.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2015 tarih, 2014/12634 Soruşturma, 2015/100 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırılarak Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2016 tarihli ve 2014/12634 Soruşturma, 2016/3655 Esas, 2016/3315 sayılı iddianamesi ile Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/1003 Esas, 2017/265 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 51. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 28.03.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/1003 Esas, 2017/265 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hükümlü hakkında 31.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma eylemi nedeniyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı 2015'te kamu davasının açılmasını beş yıl erteleyip bir yıl denetimli serbestlik uygulamış, kararda itiraz süresi 7 gün olarak gösterilmiştir. Hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kaldırılıp açılan davada Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis cezası verip ertelemiş, karar itirazsız kesinleşmiş; Adalet Bakanlığı yıllar sonra kanun yararına bozma yoluna gitmiştir.

Hukuki İlke: Erteleme kararındaki itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmesi ilgiliyi yanıltan usulsüz bir kanun yolu bildirimidir; bu halde erteleme kararı kesinleşmediğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamaz, yükümlülük ihlaline dayanılarak dava açılamaz ve mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle durma kararı verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilmiş ve 2017'de kesinleşen mahkumiyet hükmü bozulmuştur; mahkemenin durma kararı verip erteleme kararını iki haftalık itiraz ihtarıyla usulüne uygun tebliğ ettirmesi ve kesinleşme ile infaz sonucunu beklemesi gerekmektedir.

Dava Strateji Notu: Bu karar, yanlış kanun yolu bildirimine dayalı bozmanın yalnızca yeni eylemle ihlal edilen ertelemelerde değil, tedaviye ve denetimli serbestliğe hiç gitmeme nedeniyle açılan davalarda da işlediğini gösterir; ihlalin türü fark etmeksizin kesinleşmemiş ertelemenin infazı başlatılamaz. 2017 gibi eski tarihli kesin hükümlerde bile bu yol açık olduğundan, adli sicilinde TCK 191 mahkumiyeti bulunan müvekkillerin erteleme kararları geriye dönük incelenmeli; sicil temizliği ve memuriyet engeli gibi sonuçlar için kanun yararına bozma dilekçesi hazırlanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla