İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25453 Karar: 2025/5997 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25453 K.2025/5997

8. Ceza Dairesi 2024/25453 E. , 2025/5997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/296 E. 2021/180 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25453 E. , 2025/5997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/296 E. 2021/180 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25453 E. , 2025/5997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/296 E. 2021/180 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği, kararın 04.05.2021 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2024 tarihli ve 2024/1644 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109378 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 18/04/2019 tarihinde şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Hükümlü hakkında, 02.02.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2019 tarih, 2019/99 Soruşturma, 2019/16 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 01.03.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemini işlemesi ile erteleme kararının kaldırılarak Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2020 tarihli ve 2020/804 Soruşturma, 2020/211 Esas, 2020/206 sayılı iddianamesi ile Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı; sanığın 17.07.2020 tarihli eylemi sebebi ile yürütülen 2020/804 Numaralı soruşturma dosyasına ilişkin Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/406 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının sanığın 02.02.2019 tarihli eylemine ilişkin açılan Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/296 Esas sayılı dava dosyası ile birleşmesine karar verildiği, B. Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1,43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın 04.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hükümlü hakkında 02.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma eylemi nedeniyle savcılık kamu davasının açılmasını beş yıl erteleyip bir yıl denetimli serbestlik uygulamış, ancak erteleme kararında itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün gösterilmiştir. Erteleme süresi içinde 01.03.2020 tarihli yeni eylem üzerine erteleme kaldırılıp açılan dava, 17.07.2020 tarihli eyleme ilişkin dosyayla birleştirilmiş ve Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesi zincirleme suçtan 2 yıl 1 ay hapse hükmetmiş, karar kesinleşmiştir; Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararında kanun yolu bildirimi, başvuru mercii, şekli, süresi ve başlangıcı ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilerek tebliğ edilmelidir; itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmesi hükümlüyü yanılttığından erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz, kesinleşmeyen kararın denetimli serbestlik infazına başlanamaz ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden mahkemenin durma kararı vermesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek kesinleşmiş mahkumiyet hükmü 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği bozulmuştur; mahkemenin durma kararı verip erteleme kararının iki haftalık itiraz hakkı ihtarıyla usulüne uygun yeniden tebliğini sağlaması ve infaz sonucunu beklemesi gerektiği belirtilmiştir.

Dava Strateji Notu: TCK 191 sürecinden gelen mahkumiyetlerde savunmanın ilk işi, savcılığın erteleme kararındaki kanun yolu bildirimini denetlemek olmalıdır; 2024 öncesi kararların birçoğunda itiraz süresinin yanlış (7 gün) yazılması, kesinleşmiş hükümleri dahi kanun yararına bozma yoluyla devirebilen güçlü bir kozdur. Hüküm kesinleşmiş olsa bile bu usulsüzlük tespit edildiğinde Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu yapılmalı, infaz aşamasındaki müvekkiller için bu yol aktif olarak taranmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla