İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25423 Karar: 2025/5674 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25423 K.2025/5674

8. Ceza Dairesi 2024/25423 E. , 2025/5674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/508 E., 2024/679 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25423 E. , 2025/5674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/508 E., 2024/679 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25423 E. , 2025/5674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/508 E., 2024/679 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... yönünden temyiz süresinin hükmün kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle öğrenme üzerine başladığı ve tüm sanıklar yönünden temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/50 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2022/508 Esas, 2024/679 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafii ile sanıkların temyiz istemleri; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkemece dosyada adı geçen kişilerin dinlenmediğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, makul suç şüphesi olmadan kolluk tarafından yapılan yakalamanın hukuka aykırı olduğuna, kolluk tarafından ...'ın kullanıldığına ve sanık ... yönünden sanığın ve diğer sanıkların polisler gelmeden önce bir arada bulunmalarının samimi arkadaş olmaları nedeniyle mümkün olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinden bir gün önce ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği'ne gelen ... isimli kişinin kendisine uyuşturucu madde satmak isteyen kişileri yakalatmak istediğini beyan ettiği ve yapılan soruşturma çerçevesinde sanıklardan ..., ... ve ...'nın muhbire verecekleri suça konu uyuşturucular ile birlikte suç tarihinde muhbirle olan buluşmayı ayarlayan sanık ...'ın da suç tarihinden bir gün sonra yakalandıkları iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; muhbir beyanı, sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca telefonlarında yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca sanık ...'ın suç tarihinde yakalamadan yaklaşık yarım saat önce sanık ...'a "onları üstünden biyere gom" şeklinde kısa mesaj attığı ve akabinde sanık ...'ın olay tutanağı uyarınca muhbirle buluşacakları yere geldiği ve sanığın diğer sanıklar ... ve ...'un yanlarından ayrılarak yolun karşı tarafında bulunan kaldırım kenarına otların arasına bir şeyler sakladığının görüldüğü, mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen tutanak mümzii ...'in tutanak içeriğini doğruladığı, muhbir ...'in suç tarihinden iki gün önce sabah saat 07.20'de sanık ...'a Whatsapp uygulaması üzerinden "cocukla Sen beni nezaman bulusturacaksin kanka" şeklinde yazdığı, sanık ...'ın da "G3lince buluşuruz ben bu gün konuscam" şeklinde cevap verdiği, muhbir ...'in "arkadas mali ok ledi" dediği ve bu mesaja "Tamam" yazan sanık ...'ın 6 dakika sonra saat 07.26'da diğer sanık ...'a "... ben şimdi Fethiye ye gidiyorum yarin sabah istanbuldayım. Geldiğimde oturup konuşalım karşı taraf okey demiş ama biz ilk başta oturup konuşalım ondan sonra isimizi haledlim. hesp kitap sonra herkes yoluna yapar çıkarız" şeklinde mesaj yazdığı sanık ...'ın da "Tamam abi ben çocuklara söylüyorum" şeklinde cevap verdiği, akabinde aynı gün saat 11.14 ve sonrasında muhbir ... ile sanık ... arasında whatsapp üzerinden yazışmaların olduğu ve bu mesajlarda muhbirin sanığa kendisine güvendiği için malı aldığını, malda sıkıntı çıkarsa ikisinin de kötü olacağını belirttiği sanığın da muhbire problem çıkarsa parayı geri alabileceğini yazdığı ve akabinde muhbire "zaten yarın ben sana bir tane getirtilmesi bakarsın ondan sonrada kararını verirsin" şeklinde cevap verdiği, muhbirin alınan beyanında da sanık ...'nın suç tarihinden önce kendisine bir adet numune hap getirdiğini beyan ettiği ve suç tarihinde sanık ...'ın kaldırım kenarına otların arasına sakladığı suça konu hapların numune olarak getirilen hapla aynı renk ve görünümde olduğunun belirlenmesi birlikte değerlendirildiğinde sanıkların mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanıkların temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2022/508 Esas, 2024/679 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanıklarca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Emniyete başvurup kendisine uyuşturucu satmak isteyenleri yakalatmak istediğini söyleyen muhbirle yürütülen çalışmada, buluşmayı ayarlayan sanık ile maddeyi getiren üç sanık yakalanmış; sanıklardan birinin buluşma yerinde kaldırım kenarındaki otların arasına suça konu hapları sakladığı görülmüştür. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi dört sanığı 12 yıl 6 ay hapis ve adli para cezasına mahkum etmiş, İstanbul BAM 36. Ceza Dairesi hükümleri düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Hukuki İlke: Muhbir beyanı tek başına değil, 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca telefonlarda yapılan inceleme sonucu tespit edilen mesajlaşmalarla (buluşma pazarlığı, 'onları üstünden biyere gom' talimatı, numune hap teslimi) ve saklama anının tutanak mümzii tanıkça doğrulanmasıyla desteklendiğinde mahkumiyete yeterli delil bütünü oluşturur; ayrıca hüküm kendisine tebliğ edilmeyen sanık için temyiz süresi öğrenme tarihinden başlar.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile dört sanık hakkındaki hükümlerin onanmasına karar verilmiştir; kolluğun muhbiri kullanmasının hukuka aykırı olduğu ve makul şüphe bulunmadığı itirazları, mesaj içerikleri ve gözlemlenen saklama eylemi karşısında yerinde görülmemiştir.

Dava Strateji Notu: Muhbirli operasyonlarda 'ajan provokatör' benzeri itirazlar, muhbirin emniyete kendiliğinden başvurduğu ve suç kararının sanıklarca önceden alındığını gösteren mesaj trafiği bulunan dosyalarda kabul görmemektedir; savunma bunun yerine telefon incelemesinin 134. madde koşullarına uygunluğunu ve mesajların atfedilebilirliğini sorgulamalıdır. Buluşmayı ayarlayan ancak maddeye hiç dokunmayan kişinin de asıl fail gibi tam cezayla sorumlu tutulması, aracılık pozisyonundaki müvekkiller için erken aşamada etkin pişmanlık seçeneğinin ciddiyetle değerlendirilmesini gerektirir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla