Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25644 E. , 2025/7865 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1702 E., 2024/1414 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurula
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25644 E. , 2025/7865 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1702 E., 2024/1414 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün sanığın temyizden vazgeçmesi dışında temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/153 Esas, 2024/201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 192/3., 62., 52/2-4., 53., 63., 55, 54/4., 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 13.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1702 Esas, 2024/1414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı ve sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden Sanık müdafinin, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 23.06.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık müdafinin temyizi yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanık hakkında...Üniversitesi...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen 25.10.2018 tarihli sağlık kurulu raporunda "sınır mental kapasite" tanısının konulduğu, aynı hastanede düzenlenen 19.03.2024 tarihli sağlık kurulu raporunda ceza sorumluluğunun tam olduğunun belirtildiği, Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden yapılan sorgulamada sanığın daha önce başka bir suçtan yargılandığı... 2. Çocuk Mahkemesinin 2019/177 Esas ve 2021/393 Karar sayılı dosyasının içerisinde bulunan... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.02.2020 tarihli raporda ise, sanıkta hafif düzeyde zeki geriliğinin mevcut olduğu değerlendirilerek "sanığın cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini azaltacak mahiyet ve derecede olan akıl zayıflığının saptandığı, bu duruma göre; akıl zayıflığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olduğunun" belirtilmesi karşısında; raporlar arasındaki farklılıklar gözetilerek, sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevkine karar verilerek, gerektiğinde gözlem altına alınarak muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamına göre rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 23.06.2025 tarihli beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık müdafinin temyizi yönünden dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1702 Esas, 2024/1414 Karar sayılı kararının sair hususlar incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı uyuşturucu ticaretinden etkin pişmanlık indirimi de uygulayarak 6 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 13.320 TL adli para cezasına mahkûm etti; BAM istinafları esastan reddetti. Temyizde sanık vazgeçti; Cumhuriyet savcısı ise hem etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığını hem eksik ceza verildiğini ileri sürdü. Dosyada sanık hakkında 'sınır mental kapasite' tanılı ve ceza sorumluluğunun tam olduğunu belirten raporların yanında, önceki bir çocuk mahkemesi dosyasında hafif düzeyde zekâ geriliği ve algılama-yönlendirme yeteneğinde azalma saptayan adli tıp raporu bulunduğu görüldü.
Hukuki İlke: Sanığın ceza sorumluluğuna ilişkin raporlar arasında çelişki bulunması hâlinde, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan, gerektiğinde gözlem altına alma yoluyla, suç tarihi itibarıyla akıl hastalığı veya zayıflığının bulunup bulunmadığına dair rapor alınmadan hüküm kurulamaz; çelişkili raporlarla hukuki durumun tayini bozma nedenidir.
Uygulama Sonucu: Daire, sanığın vazgeçmesi nedeniyle müdafi temyizini incelemeksizin iade etti; Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine ise raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesini hukuka aykırı bularak BAM kararını sair hususları incelemeksizin oy birliğiyle bozdu.
Dava Strateji Notu: Müvekkilin geçmiş dosyalarındaki adli tıp ve sağlık kurulu raporları UYAP üzerinden mutlaka taranmalıdır; ceza sorumluluğuna ilişkin tek bir çelişkili eski rapor dahi Adli Tıp Genel Kurulu incelemesi zorunluluğu doğurup hükmü bozdurabilir. Dikkat: bu bozma savcı temyiziyle geldiğinden yeniden yargılamada etkin pişmanlık indirimi de tartışmaya açılabilir; vazgeçme kararı verilirken bu risk müvekkile anlatılmalıdır.