Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25674 E. , 2026/1045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2592 Esas, 2024/1610 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25674 E. , 2026/1045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2592 Esas, 2024/1610 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/60 Esas, 2024/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2-4, 53, 54/1-4, 63... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/2592 Esas, 2024/1610 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Arama işleminin hukuka aykırı olarak yapıldığına ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında 02.07.2024 tarihinde yapılan duruşmada hüküm açıklanarak duruşma faaliyetinin sonlandırıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 232/5. maddesindeki; "Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli karar bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, kısa kararın açıklandığı son celsenin ... sicil numaralı Üye ... tarafından ıslak imza imzalanmasına karşın, belirtilen kanun maddesindeki yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilmeksizin gerekçeli kararın aynı ... sicil numaralı Üye ... tarafından ne elektronik ne de ıslak imza ile imzalanmadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 219, 2 20... /5. maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/2592 Esas, 2024/1610 Karar sayılı kararının sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 22.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticaretinden Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına hükmedilen ve istinafı esastan reddedilen sanığın dosyasında Yargıtay 8. Ceza Dairesi esasa girmeden usuli bir sakatlık saptamıştır: kısa kararın tefhim edildiği son celse tutanağını ıslak imzayla imzalayan üye hakim, gerekçeli kararı ne elektronik ne de ıslak imza ile imzalamıştır.
Hukuki İlke: Daire, 5271 sayılı Kanun'un 232/5. maddesindeki, hükmü imzalayamayacak hale düşen hakimin yerine imza usulünü düzenleyen istisnanın koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilmeksizin gerekçeli kararın hükme katılan üye tarafından imzasız bırakılmasının, aynı Kanun'un 219 ve 232/5. maddelerine aykırılık oluşturduğunu ve bunun tek başına mutlak bozma nedeni olduğunu kabul etmiştir.
Uygulama Sonucu: BAM kararı, sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuş; ancak bozma nedeni tutukluluk koşullarını değiştirmediğinden salıverilme talepleri reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Gerekçeli karardaki imza eksikliği, esasa dair hiçbir tartışmaya girilmeden bozma getirebilen güçlü bir usul denetim aracıdır; müdafi her dosyada duruşma tutanağı ile gerekçeli karar arasındaki imza uyumunu (heyet üyeleri, elektronik/ıslak imza) fiilen kontrol etmeli ve eksiklik varsa bunu bağımsız temyiz nedeni olarak açıkça ileri sürmelidir; ancak bu tür usuli bozmanın tahliye sonucu doğurmayabileceği de müvekkile anlatılmalıdır.