İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25719 Karar: 2025/6084 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25719 K.2025/6084

8. Ceza Dairesi 2024/25719 E. , 2025/6084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/323 E., 2018/579 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25719 E. , 2025/6084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/323 E., 2018/579 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25719 E. , 2025/6084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/323 E., 2018/579 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilen 17.04.2018 tarihli hükmün temyize kabil karar olmasına rağmen kanun yolu bölümünde "5271 sayılı CMK'nın 286/2(b) maddesi gereğince kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi." şeklinde belirtilmek suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığı, sanığın 09.09.2024 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde sanık müdafiine 13.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün sanık müdafii tarafından 10.10.2024 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2016 tarihli ve 2015/553 Esas, 2016/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52 ve 53. uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, sanığın beraatine kararı verilmesi gerektiğine, benzer suçtan yargılandığı Aydın 1. Ağır Ceza Mahkememsinin 2015/538 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; Sanık ...'ın 24.06.2013 tarihinde hakkında mahkumiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...'nın yönlendirdiği kullanıcı tanıklar ... ve ...'e uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, kullanıcı tanıklar ... ve ...'in beyanı ve teşhisi, temyiz dışı sanık ...'nın savunması, HTS kayıtları, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın adli sicil kayıtları ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları incelendiğinde, sanığın benzer suçtan yargılandığı adli sicil kaydında yer alan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/538 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararına konu davanın suç tarihlerinin 09.08.2015-27.08.2015-05.10.2015 olduğu, temyize konu dava dosyasının suç tarihinin ise 24.06.2013 olduğu, iddianame ve suç tarihlerine göre aralarında hukuki kesinti yok ise de, suç tarihleri arasında yakalaşık 2 yıl kadar çok uzun bir zaman dilimin bulunması, yine temyize konu eylem nedeniyle sanığın 19.08.2013 ve 05.12.2013 tarihlerinde ifadesinin alınması bu haliyle her iki dava arasında fiili kesintinin de gerçekleşmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Aydın'da sanığın, hakkındaki hüküm kesinleşen bir başka kişinin yönlendirdiği iki kullanıcı tanığa 2013 yılında uyuşturucu sattığı kabul edilmiş; ilk derece mahkemesinin verdiği 10 yıl hapis, istinafta duruşma açılarak 5 yıla indirilmiştir. İstinaf kararının kanun yolu bölümünde yanlışlıkla 'kesin' yazılması nedeniyle müdafi yanıltılmış, hüküm usulüne uygun tebliğ edilince 2024'te yapılan temyiz süresinde sayılmış ve Daire hükmü onamıştır.

Hukuki İlke: Kanun yolu bildiriminde hükmün yanlışlıkla kesin olarak gösterilmesi tarafı yanılttığında temyiz hakkı ortadan kalkmaz; usulüne uygun tebliğ üzerine yapılan temyiz süresinde kabul edilir. Zincirleme suç yönünden ise, iki dava arasında yaklaşık iki yıllık uzun zaman aralığı bulunması ve sanığın ilk eylem nedeniyle ifadesinin alınmış olması fiili kesinti oluşturduğundan zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile onama; kullanıcı tanık beyanları, teşhis, HTS kayıtları ve kriminal rapor karşısında sübut tam görülmüş, diğer dosya ile birleştirme ve zincirleme suç talebi fiili kesinti nedeniyle reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Karar iki yönden emsal değeri taşır: istinaf kararı 'kesin' diye gösterilmiş olsa bile temyiz kabiliyeti varsa yanıltıcı bildirime dayanılarak süre kurtarılabilir; ayrıca ayrı dosyalardaki benzer eylemlerin zincirleme sayılması için aradan uzun süre geçmemesi ve ilk eylem hakkında ifade alınmamış olması gerekir, aksi hâlde birleştirme stratejisi sonuç vermez.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla