Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25858 E. , 2025/6028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848E., 2024/1654 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir oldu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25858 E. , 2025/6028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848E., 2024/1654 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2023 tarihli ve kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/14993 Esas, 2024/5374 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/1848 Esas, 2024/1654 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İlk derece mahkemesi gerekçesinin soyut ve yetersiz olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, dosya kapsamındaki delillere göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğine, sanığın tutukluluğunun kaldırılarak tahliye edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; kolluk görevlilerine sanığın evinde uyuşturucu madde satışı yaptığına yönelik ihbarda bulunulması üzerine, sanığın ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddeler ile 1 adet hassas terazi ele geçirildiği, sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri kullanmak amacı dışında bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; Dairemizin 25.06.2024 tarihli ve 2024/14993 Esas, 2024/5374 Karar sayılı bozma ilamının sanık ... aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf talebininde değerlendirilmemesine ilişkin olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün Dairemiz bozma kararı ile bozulmasının söz konusu olmadığı, bozmanın sadece Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin olduğu, bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının istinaf talebi de değerlendirilmek suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Olayın sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına yönelik ihbar üzerine intikal etmiş olması, sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin çeşit ve miktarı, arama esnasında sanığın ikametinde bulunan kişilerin beyanları, sanığın aşamalardaki dosya kapsamındaki delillerle uygun düşmeyen savunmaları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/1848 Esas, 2024/1654 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Evinde uyuşturucu satıldığı ihbarı üzerine yapılan aramada uyuşturucu maddeler ve hassas terazi ele geçirilen sanık hakkındaki dosya, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin önceki bozması sonrası İstanbul BAM 4. Ceza Dairesine dönmüş; BAM bu kez Cumhuriyet savcısının istinafını da değerlendirerek başvuruları esastan reddetmiş ve ticaret suçundan 12 yıl 6 ay hapis ile 25.000 TL adli para cezası kesinleşme aşamasına gelmişti. Sanık müdafii, eylemin kullanmak için bulundurma sayılması gerektiğini ileri sürerek yeniden temyiz etti.
Hukuki İlke: Yargıtay bozması yalnızca Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul eksikliğine (savcı istinafının değerlendirilmemesi) ilişkinse, ilk derece mahkumiyeti bozulmuş sayılmaz; bozma sonrası eksikliğin giderilmesiyle verilen esastan ret kararı hukuka uygundur. İhbar, ele geçen madde çeşidi-miktarı ve hassas terazi birlikte ticari amacı gösterir.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmayarak temyiz istemini esastan reddetti ve hükmü oy birliğiyle onadı; bozmanın kapsamı yanlış yorumlanmamış, kullanım amaçlı bulundurma savunması dosya delilleriyle bağdaşmamıştı.
Dava Strateji Notu: Bozma kararının kapsamını doğru okumak kritik önemdedir: usule ilişkin bozma, ilk derece hükmünü ortadan kaldırmaz ve yeniden yargılama beklentisi yaratmaz. Evde hassas terazi bulunması, kullanım savunmasını zayıflatan başlıca delil olarak öne çıktığından savunma stratejisi bu unsura odaklanmalıdır.