Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26076 E. , 2026/155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3615 E., 2024/3798 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26076 E. , 2026/155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3615 E., 2024/3798 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.07.2024 tarihli ve 2024/193 Esas, 2024/243 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/3615 Esas, 2024/3798 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, ele geçen madde miktarının kullanım sınırının altında kaldığına, sanığın savunmalarının samimi olduğuna, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına ve evinde bulundurduğuna dair istihbarati bilgi elde edilmesi üzerine sanığın evinde yapılan aramada kullanım sınırı üzerinde uyuşturucu madde ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak; İstihbari bilgi tutanağı, olay tutanağı, arama tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi uyarınca sanığın evinde yapılan aramada kullanım sınırı üzerinde uyuşturucu madde ile hassas terazi ve uyuşturucu madde paketlemeye yarayan kesilmiş şekilde folyo ele geçtiği, sanığın alınan savunmasında ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu ikrar ettiği ve ele geçen madde miktarının kullanım sınırı üzerinden bulunduğu da dikkate alındığında, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, ele geçen madde miktarının kullanım sınırı üzerinde olması, hassas terazi ve uyuşturucu madde paketlemeye yarayan bir çok kesilmiş folyo bulunması nedeniyle sanığın ele geçen maddeyi kullanmak için bulundurduğuna dair savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin açıklandığı da göz önüne alınarak sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/3615 Esas, 2024/3798 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın uyuşturucu satıp evinde sakladığına dair istihbari bilgi üzerine konutunda yapılan aramada kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde ile hassas terazi ve paketlemeye yarayan çok sayıda kesilmiş folyo ele geçirilmiş, sanık maddelerin kendisine ait olduğunu ikrar etmiştir. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi kullanıcılık savunmasını reddederek hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Ele geçen madde miktarının kullanım sınırını aşması tek başına değil, hassas terazi ve paketlemeye elverişli kesilmiş folyoların varlığıyla birlikte değerlendirildiğinde, kullanmak için bulundurma savunmasını suçtan kurtulmaya yönelik kılar ve ticari amaçla bulundurmanın kabulünü haklı gösterir.
Uygulama Sonucu: 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; çünkü miktar, terazi ve folyo bulguları ile sanığın ikrarı karşısında suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığı itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: Konut aramasında terazi ve kesilmiş folyo gibi paketleme gereçlerinin çıkması, sanık gerçek kullanıcı olsa bile vasfı ticarete çevirmektedir; savunma bu eşyaların satışla bağlantısını koparan somut açıklama (örneğin eşyaların başka amaca özgülendiği) getiremiyorsa kullanıcılık tezine yaslanmamalıdır. Aidiyet ikrarının kapsamı da müdafi eşliğinde dikkatle sınırlanmalıdır.