Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26130 E. , 2025/2519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/709 E., 2024/1641 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebil
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26130 E. , 2025/2519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/709 E., 2024/1641 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 23.01.2024 tarihli ve 2021/55 Esas, 2024/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,b, 62, 52/2-4. ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi'nin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/709 Esas, 2024/1641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, kesin ve somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, çarşı ve mahalle bekçilerinin olay akşamı yaya devriye görevlerini ifa ederken, mahalle sakinlerinin bekçilerin yanına gelerek '... Camii civarında uyuşturucu madde kullanan şahısların olduğunu' belirtmeleri, bekçiler tarafından yapılan kontrolde, cami önünde sanığın kullanıcı tanık ....'ya birşey verdiği görülerek yanına gidilmiş ve tanık .... üzerinde bulunan bir paket net 0,2 gr sentetik kannabinoid maddesini rızaen teslim etmesi, sanığın elinde bulunan telefonun sürekli farklı numaralar tarafından arandığının görülmesi, tanık ....'nın alınan beyanında, uyuşturucu maddeyi sanıktan satın aldığını, sanığa para vereceği esnada bekçilerin geldiğini belirtmesi, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi'nin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/709 Esas, 2024/1641 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Yaya devriye gezen çarşı ve mahalle bekçilerine mahalle sakinlerinin cami civarında uyuşturucu kullananlar olduğunu bildirmesi üzerine, cami önünde sanığın kullanıcı tanığa bir şey verdiği görülmüş; tanık üzerindeki 0,2 gram sentetik kannabinoidi rızaen teslim etmiş ve maddeyi sanıktan satın aldığını, tam para vereceği sırada bekçilerin geldiğini beyan etmiştir. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500 TL adli para cezasına hükmetmiş, Yargıtay 8. Ceza Dairesi hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Satış anına tanık olan bekçilerin gözlemi, alıcının maddeyi rızaen teslim edip satın aldığını beyan etmesi ve sanığın telefonunun sürekli farklı numaralarca aranması birlikte ticaret suçunun sübutu için yeterlidir; temel cezanın belirlenmesinde TCK 61/1'deki kriterler ve TCK 3/1'deki orantılılık ilkesi gözetilmişse fazla ceza itirazı dinlenmez.
Uygulama Sonucu: Onama: Suçüstü niteliğindeki yakalama, alıcı tanık beyanı ve dosya kapsamı karşısında sübut ve ceza miktarı hukuka uygun bulunarak temyiz istemi esastan reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Satış bedeli henüz ödenmeden yakalanma dahi suçun oluşumunu engellememektedir; 0,2 gram gibi çok düşük miktar da satış eylemi doğrudan gözlemlenmişse sonucu değiştirmez. Savunma, miktar azlığını sübut yerine temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi yönünde orantılılık argümanı olarak kullanmalıdır.