Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26133 E. , 2026/863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3717 E., 2024/2278 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yöneli
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26133 E. , 2026/863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3717 E., 2024/2278 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2023/343 Esas, 2024/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/3717 Esas, 2024/2278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hükmün müsadereye ilişkin kısmının mahallinde düzeltilebileceği hususu eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı; mahkûmiyete yeter, her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamasına ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına dair gerekçenin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; önleme arama kararı kapsamında kolluk görevlilerinin devriye görevi ifası esnasında, **** plakalı araç içerisinde bulunan şahısların şüpheli ve panik hâlde görülmeleri üzerine, usulüne uygun şekilde durdurulan aracın gözle görülebilen yerlerinde uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildiği ve bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olayın oluş şekli, önleme arama kararı, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak, ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin kriminal rapor, uyuşturucu maddenin miktarı ve türü, sanığın şoförlüğünü yaptığı araçta uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin ele geçirilmesi, sanık savunması, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, etkin pişmanlık hükümleri uygulanması şartları oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararında; müsadereye ilişkin eleştirinin isabetli olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/3717 Esas, 2024/2278 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Önleme arama kararı kapsamında devriye görevi yapan kolluk, araç içindeki şahısların şüpheli ve panik hâlinde olduğunu görerek aracı usulüne uygun durdurmuş; aracın gözle görülebilen yerlerinde uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirilmiştir. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, aracın şoförlüğünü yapan sanığı 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 52, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına mahkûm ederek tekerrür hükümlerini uygulamış; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi müsaderenin mahallinde düzeltilebileceğini eleştirerek istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Durdurulan araçta gözle görülebilen yerlerde uyuşturucu ve hassas terazinin ele geçirilmesi hâlinde, aracın şoförlüğünü yapan sanığın ticaret suçunu işlediği kabul edilebilir; 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesindeki kriterlerle ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçe gösterilmişse takdiri indirimin uygulanmaması hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; çünkü şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayalı beraat talebi, aracın görünür yerlerindeki madde ve terazi ile tanık beyanı karşısında yerinde görülmemiş, müsadere eksikliğinin mahallinde düzeltilebileceği yönündeki istinaf eleştirisi de isabetli bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Şoför konumundaki sanık için maddelerin araçta 'gözle görülebilir' yerde olması, bilme ve hâkimiyet unsurunu fiilen karine hâline getirmiştir; savunma, maddelerin görünürlüğü ve sanığın araçtaki konumuna ilişkin tutanak ifadelerini hedef almalıdır. Takdiri indirim ret gerekçesinin 61/1 kriterleriyle bağ kurup kurmadığı da temyizde ayrıca denetlettirilebilir; burada gerekçe yeterli görüldüğünden itiraz sonuçsuz kalmıştır.