Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26137 E. , 2026/258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1475 E., 2024/1694 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yöneli
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26137 E. , 2026/258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1475 E., 2024/1694 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2024/36 Esas, 2024/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 17... ay hapis cezası ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/1475 Esas, 2024/1694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; sanığın uyuşturucu madde ele geçirilen araçta yalnızca yolcu konumunda bulunduğu; HTS kayıtlarının tek başına sanığın cezalandırılmasına yeterli olmadığı; sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna anlaşıldığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, ****** plakalı araçla ... ilinden Antalya iline uyuşturucu madde getireceğine ilişkin ihbar alınması üzerine, ihbarda belirtilen aracın yakalandığı; arama kararına istinaden araçta yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İhbar tutanağı, yakalama tutanağı, arama tutanağı, kriminal rapor, sanığın telefon incelemesi, HTS kayıtlarının incelenmesi, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan eleştirilerin isabetli olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/1475 Esas, 2024/1694 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Belirli plakalı bir araçla başka ilden Antalya'ya uyuşturucu getirileceği ihbarı üzerine araç yakalanmış, arama kararına istinaden araçta yapılan aramada uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. Araçta yolcu konumunda bulunan sanık, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca hapis ve 100.000 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yolculuk savunmasına rağmen hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Araçta yalnızca yolcu olmanın ve HTS kayıtlarının tek başına mahkûmiyete yetmeyeceği savunması, ihbar tutanağı, telefon incelemesi, HTS kayıtları ve ele geçen madde miktarının birlikte oluşturduğu delil bütünü karşısında sonuç doğurmaz; deliller topluca değerlendirildiğinde yolcu konumundaki sanığın ticaret suçuna katılımı sabit kabul edilebilir.
Uygulama Sonucu: 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; çünkü ihbarla uyumlu yakalama, telefon incelemesi ve HTS verileri şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasını gerektirir bir boşluk bırakmamıştır.
Dava Strateji Notu: Nakil dosyalarında 'sadece yolcuydum' savunmasının kaderi, telefon ve HTS verilerinin sevkiyatla kurduğu bağa bağlıdır; müdafi bu kayıtların hangi tarih ve kişilerle irtibat gösterdiğini ayrıntılı bilirkişi incelemesiyle tartıştırmalı, salt araçta bulunmanın iştirak iradesini kanıtlamadığını somut zaman çizelgesiyle ortaya koymalıdır. İhbarın plaka düzeyinde spesifik olması aramanın hukuka uygunluğunu güçlendirdiğinden arama itirazı burada taşıyıcı değildir.