Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26161 E. , 2025/4874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/195 E., 2023/613 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Aralarındaki bağlantı sebebiyle Dairemizin 2024/23265 Esas sayılı dosyası il
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26161 E. , 2025/4874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/195 E., 2023/613 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Aralarındaki bağlantı sebebiyle Dairemizin 2024/23265 Esas sayılı dosyası ile birlikte inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/375 Esas, 2022/493 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62, 53 ve sanıklar ... ve ... yönünden 58. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ve ... yönünden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2023/195 Esas, 2023/613 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-b. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Hükmün gerekçesiz olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, savunma hakkının kısıtlandığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ihtimale dayalı bilirkişi raporunun sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, mesafe ölçümünün eski bir hava fotoğrafı esas alınarak yapılması nedeni ile ek rapor alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, teknik araçlarla izleme kararının bulunmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-b. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, hükmün gerekçesiz olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince ceza verilmemesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağına, ihtimale dayalı bilirkişi raporunun sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-b. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, teknik araçlarla izleme kararının bulunmadığına, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca alınmış teknik araçlarla izlemeye ilişkin karar bulunmadığından, bu yolla elde edilen bilgiler delil olarak hükme esas alınmamış olup, sanıkların atılı suçu işledikleri hükme esas alınan diğer delillerle sabit olduğundan, bu hususta kanuna aykırılık tespit edilmemiştir. Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın 19.06.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya sentetik kannabinoid, sanık ...'in 06.04.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya sentetik kannabinoid, sanık ...'ın 01.06.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya eroin, sanık ... 12.06.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya eroin, sanık ...'ın 27.02.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya eroin sattıkları iddiasına ilişkin olarak; Gizli soruşturmacı raporları, fiziki takip tutanakları, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarına göre, sanıkların gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde satarak uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-b. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı işlemlerinin hukuka uygun olması nedeni ile delillerin hükme esas alınabileceğine, kimlik tespitlerinin fiziki takiplerle tespit edilmesi nedeni ile bilirkişi raporları olamasa dahi kimlikler bilindiğinden bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2023/195 Esas, 2023/613 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Beş sanığın 2020 yılı içinde farklı tarihlerde gizli soruşturmacıya eroin ve sentetik kannabinoid sattıkları tespit edilmiştir. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi dört sanığa 13 yıl 9 ay, bir sanığa 6 yıl 3 ay hapis ve adli para cezaları vermiş, İstanbul BAM hükümlerdeki hukuka aykırılıkları düzelterek istinafları reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, teknik izleme kararı bulunmadığı için bu yolla elde edilen bilgileri dışlayarak yaptığı incelemede hükümleri onamıştır.
Hukuki İlke: CMK 140 uyarınca alınmış teknik araçlarla izleme kararı yoksa bu yolla elde edilen bilgiler hükme esas alınamaz; ancak suç, gizli soruşturmacı raporları, fiziki takip tutanakları ve tanık beyanları gibi diğer hukuka uygun delillerle sabitse hüküm ayakta kalır. Kimlik tespiti fiziki takiple yapılmışsa bilirkişi raporlarının yetersizliği iddiası da sonuca etkili değildir.
Uygulama Sonucu: Onama: Teknik izleme verileri delil olarak dışlanmasına rağmen gizli soruşturmacıya yapılan satışlar diğer delillerle sabit görülmüş, TCK 188/4-b uygulaması da dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelere dayandığından hükümler onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Hukuka aykırı delil itirazı kazanılsa bile mahkeme kalan delillerle sübutu koruyabildiğinden, savunma dışlanan delilin hükmün belkemiği olduğunu, kalan delillerin tek başına yetmediğini ayrıca ve somut olarak göstermelidir; gizli soruşturmacı dosyalarında görevlendirme kararının ve her satış tutanağının usul denetimi ilk yapılacak iştir.