İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/26147 Karar: 2026/260 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/26147 K.2026/260

8. Ceza Dairesi 2024/26147 E. , 2026/260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1522 E., 2024/1412 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yöneli

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/26147 E. , 2026/260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1522 E., 2024/1412 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yöneli

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/26147 E. , 2026/260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1522 E., 2024/1412 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/98 Esas, 2024/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 8 yıl 11... gün hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1522 Esas, 2024/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında baştan itibaren samimi beyanlarda bulunduğu ve iyi hâlli olmasına rağmen bu hususların mahkemece yeterince değerlendirilmediği; ele geçirilen makasların imhasının hukuka aykırı olduğu ve bu durumun sanık aleyhine sonuç doğurduğu; faili meçhul olan olayla ilgili, sanığın konumuna yakın olması gerekçe gösterilerek diğer dosya ile birleştirildiği ve bu suretle failin sanıkmış gibi cezalandırılması yoluna gidildiği; sanık aleyhine mahkûmiyete yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; bu nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; Diyarbakır ili, ... ilçesinde, belirli koordinatlarda bulunan tarlalarda hint keneviri ekildiği ve kurutularak satışının yapıldığı yönünde alınan ihbar üzerine, ihbarda belirtilen tarlaya gidildiği, bu sırada sanığın söz konusu tarlada görüldüğü, dikili hâlde bulunan hint kenevirleri ile kurutulmaya bırakılmış uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İhbar tutanağı, yakalama tutanağı, arama tutanağı, kriminal rapor, sanığın telefon incelemesi, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1522 Esas, 2024/1412 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Diyarbakır'ın bir ilçesinde belirli koordinatlardaki tarlalarda hint keneviri ekilip kurutularak satıldığı ihbarı üzerine gidilen tarlada sanık görülmüş; dikili hint kenevirleri ile kurutulmaya bırakılmış uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 8 yılı aşan hapis ve 25.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, dosya birleştirmesine ve delil yetersizliğine yönelik itirazları reddederek hükmü onamıştır.

Hukuki İlke: İhbarda belirtilen koordinatlardaki tarlada sanığın bizzat görülmesi, dikili kenevirler ve kurutulmaya bırakılmış maddelerle birlikte telefon incelemesi ve madde miktarı gibi delillerin bütünü, failin meçhul olduğu ve sanığın yalnızca konum yakınlığıyla cezalandırıldığı savunmasını aşarak ticaret suçunun sübutu için yeterli sayılır.

Uygulama Sonucu: 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; çünkü sanığın olay yerindeki fiziki varlığı ve destekleyici deliller karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasını gerektiren bir belirsizlik görülmemiştir.

Dava Strateji Notu: Ekim alanı dosyalarında sanığın tarladaki varlığının tesadüfi olduğu savunması, telefon incelemesi gibi bağlantı delilleriyle çürütülmektedir; müdafi tarlanın mülkiyet ve zilyetlik kayıtlarını, sanığın orada bulunma nedenine dair bağımsız tanıkları erken aşamada dosyaya sokmalıdır. Ele geçirilen makasların imhasına yönelik itiraz gibi ikincil delil kaybı iddiaları da ancak sonuca etkisi somutlaştırılırsa temyizde karşılık bulur; burada soyut kaldığı için reddedilmiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla