Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/2843 E. , 2024/8149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/409 E., 2023/415 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/2843 E. , 2024/8149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/409 E., 2023/415 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.11.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53, 54 ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, adli emanette kayıtlı eşya ve uyuşturucu maddeler ile kriminal müdürlükte alıkonulan şahit numunelerin müsaderesine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, sanık hakkında 08.09.2022 tarihinde yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunmakta iken baygın vaziyette olmasından şüphe duyularak önleme araması kapsamında el çantasında yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddeler ile ilgili olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan dava neticesinde Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/468 Esas, 2022/495 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğu; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2023/166 Esas sayılı kararı ile beraat hükmünün ''zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından inceleme konusu edilen davanın Dairemizde incelenmekte olan işbu dava dosyası ile birleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğinden, dava dosyasının akıbetinin araştırılıp derdest ise birleştirilmesi aksi halde onaylı bir örneğinin getirtilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kullanıcı olduğuna, ticaret yapıldığına dair delil bulunmadığına, ele geçen maddenin kullanım sınırında bulunduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, Tahir isimli şahıs hakkında eksik soruşturma ile takipsizlik kararı verildiğine, tanık Ö.G.S.'nin kollukta baskı ile verdiği beyanı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, teşdit gerekçesinin yasal olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın istihbari bilgi üzerine başlatılan fiziki takip sonucunda tanık Ö.G.S.'ye eroin maddesi sattığı ve üzerinde de kullanım miktarının üzerinde eroin maddesi ele geçirildiğinin tespit edildiği ve açıklandığı şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyası içerisinde bulunan 18.09.2022 tarihli kolluk tutanaklarında özetle; hakkında uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi bulunan sanık hakkında fiziki takip başlatıldığı, tanık Ö.G.S. ile cadde üzerinde buluştukları ve birbirlerine bir şey verirken görüldükleri, tanık Ö.G.S. durdurularak üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda kağıda sarılı ve eroin maddesi olduğu değerlendirilen maddeyi rızası ile teslim ettiği, sanığın ise polis memurlarına direnç göstererek üzerinde bulunan hassas terazi, kağıda sarılı uyuşturucu madde ve banknotları yere attığının görülmesi üzerine, bu maddelerin muhafaza altına alındıkları hususları tespit edilmiştir. 3.Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.10.2022 tarihli raporunda, inceleme konusu 3,9 gram ve 4,3 gram kahverengi renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden EROİN içerdiği, net miktarın 0,195 gram olduğu tespit edilmiştir. 24.10.2022 tarihli raporda ise, kullanıcı Ö.S.G.'den ele geçen 2 gram kahverengi renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden EROİN içerdiği, net miktarın 0,3 gram olduğu tespit edilmiştir. 4. Dava dosyasında bulunan 19.09.2022 tarihli teşhis tutanağında, hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan işlem yapılan tanık Ö.S.Y.'nin uyuşturucu maddeyi satın aldığı şahsın kendisine gösterilen fotoğraflar arasından ...'ye ait fotoğraf olduğunu belirtmekle, sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği belirlenmiştir. 5. Mahkemece icra edilen keşif sonunda düzenlenen 19.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda, uyuşturucu madde satıldığı iddia edilen yerin Hal Camii giriş kapısına olan mesafesinin 62,20 metre olduğu tespit edilmiştir. 6. Sanığın kendisinden ele geçen maddeyi Tahir isimli şahıstan aldığını beyanla bu şahıs hakkında soruşturma başlatılmasına neden olduğu anlaşılmış ise de, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.11.2022 tarihli kararı ile şahsın kimlik bilgilerinin ve adresinin tespit edilememesi nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Fiziki takip sonucu düzenlenen olay tutanağı, kriminal rapor, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, tanık Ö.S.G.'nin fiziki takip ile uyumlu kolluk beyanı ve teşhis tutanağı değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği kanaati ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmemekle birlikte, ödenmeyen adli para cezasının infazını kısıtlar şekilde karar verilmesi ve kriminal inceleme sonucunda alıkonulan şahit numuneler ile iade edilen uyuşturucu maddelerin TCK'nın 54/4. maddesi yerine TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuş olup, bu hukuka aykırılıklar düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden UYAP'tan yapılan sorgulamada, sanık hakkında 08.09.2022 tarihinde yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunmakta iken baygın vaziyette olmasından şüphe duyularak önleme araması kapsamında el çantasında yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddeler ile ilgili olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan dava neticesinde Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/468 Esas, 2022/495 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğu; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2023/166 Esas sayılı kararı ile, İncelemeye konu dava dosyamızın Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden incelendiği belirlenerek ''Sanık hakkında TCK'nın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi bakımından, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan eylemlerle ilgili dosyaların birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın 08.09.2022 tarihinde işlediği iddia olunan eylemi nedeniyle hakkında tutuklama tedbiri uygulanmadığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/71825 soruşturma sayılı dosyasından şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı, akabinde idrarında uyuşturucu madde olup olmadığının tespiti için idrar örneğinin alınmasına karar verildiği ve sanıktan idrar örneği alınarak incelemeye gönderildiği, ifade alma ve idrar örneği alma gibi esaslı muhakeme işlemleri yapıldığı ve yakalanan uyuşturucu maddelere de el konulduğu belirlenmiştir. Sanığın böylelikle söz edilen tarihten on gün kadar sonra sanığın başka bir suç işleme kararının icrası kapsamında incelemeye konu atılı suçu işlediği böylelikle ortaya çıkmakla her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği yönündeki Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden ise, Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi bulunması üzerine başlatılan fiziki takip sonucunda düzenlenen olay ve yakalama tutanağı, kullanıcı Ö.G.S.'nin fiziki takip tutanağı ile uyumlu ve olayın sıcağıyla verdiği kolluk ifadesi ve teşhis tutanağı, kriminal rapor içeriği, mahkemece icra edilen keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğuna dair kabul ve uygulamasına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararında isabetsizlik görülmediğinden ve yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/409 Esas, 2023/415 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre ve bozmanın niteliği dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.