Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/3095 E. , 2024/8748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1669 E., 2023/366 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/3095 E. , 2024/8748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1669 E., 2023/366 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesi uyarıca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2020/100 Esas, 2022/588 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 41.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2022/1669 Esas, 2023/366 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasın, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz talepleri; Aramanın hukuka aykırı olduğu, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın ifade verme işleminin hukuka aykırı olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın savunma hakkının kısıtılandığı bu nedenle hükmün bozulması ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiği gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay; 24.12.2019 tarihinde sanığın sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin yapılan ihbar nedeniyle olay yerine giden polislerin sanığı durdurması üzerine gerçekleşen kaba üst araması sırasında sanığın üzerindeki eroin, uyuşturucu maddelerini, gerica ve suboxone hapları rızaen teslim etmesinin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyası kapsamında, sanık savunmaları, olay ve arama tutanakları, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporı mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 24.12.2019 tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin yapılan ihbar nedeniyle olay yerine giden polislerin sanığı durdurması üzerine gerçekleşen kaba üst araması sırasında sanığın üzerindeki eroin, uyuşturucu maddelerini, gerica ve suboxone hapları rızaen teslim ettiği birinci olayda ve 29.12.2019 tarihinde tanıklara uyuşturucu madde sattığına ilişkin ikinci olayda; olay tutanağı, uyuşturucu maddeler hakkındaki uzmanlık raporu, tutanak mümzileri beyanları da nazara alındığında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, 24.12.2019 tarihli olay yönünden sanıkta ele geçen uyuşturucu miktarı, uyuşturucu maddenin çok sayıda paketçik halinde ele geçirilmesi, ele geçen maddenin eroin içerikli olması, sanığın müdafi eşliğindeki soruşturma evresi beyanında ikrarda bulunması da değerlendirilerek eyleminin sübut bulduğu, ancak 29.12.2019 tarihli olay bakımından tanıkların kovuşturma aşamasında uyuşturucu satan şahsı görmediklerinin beyan ettiği, uyuşturucu madde alışverişini yapan tanık ...'a ulaşılamadığı, olay anında sanık üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmemesi, tutanak tanıklarının uyuşturucu alışverişini görmedikleri beyanları karşısında sanığın atılı eylemi inkar ettiği ... konusunda da kesin delil elde edilemediği, bu şekilde sanık hakkındaki eylemin sübut bulmadığ gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın yalnızca 24.12.2019 tarihli ... bekımından mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; sanıkta ele geçen uyuşturucu miktarı, uyuşturucu maddenin çok sayıda paketçik halinde ele geçirilmesi, ele geçen maddenin eroin içerikli olması, sanığın müdafi eşliğindeki soruşturma evresi beyanında ikrarda bulunması ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın kolluk ifadesinin müdafii nezdinde alındığı sabit olduğundan yapılan ifade alma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın olay kapsamında rızaen uyuşturucu maddeleri teslim ettiği anlaşılmakla hukuka aykırı gerçekleştirilen bir aramanın mevcut olmadığı, sanığın yargılama süresince müdafii eşliğinde yargılandığı kovuşturma aşamasında da duruşmada müdafinin mevcut olduğu duruşmada savunmasının alındığı sabit olduğundan savunma hakkının kısıtlanmadığı, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde ihbar olan ve bu nedenle durdurulan sanığın rızaen teslim ettiği uyuşturucuların rızaen teslimin olmaması halinde dahi alınacak adli arama kararı sonrasında ele geçirileceği sabit olduğundan sanığın söz konusu eylemi suçunun ortaya çıkarılmasına yardım olarak değerlendirilemeyeceğinden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30/03/2023 tarihli ve 2022/1669 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz itirazları ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2024 tarihinde karar verildi.