Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/3139 E. , 2024/9569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/140 E., 2023/435 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incel
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/3139 E. , 2024/9569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/140 E., 2023/435 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2021 tarihli ve 2021/1402 Esas, 2020/2718 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.12.2021 tarihli ve 2021/1715 Esas, 2021/6338 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle, Kamu davaları açılmıştır. B. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/184 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/184 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2021/184 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Karar verilmiştir. D. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/140 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, 6. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay; sanık ...'in 05.08.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık A.'ya uyuşturucu madde sattığı ve sanık ... ile ...'ın içinde bulunduğu araçta 15.06.2021 tarihinde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin ticari amaçla bulundurulduğu iddiasına ilişkindir. 2. Tutanak içeriğine göre; 05.08.2020 tarihinde hakkında iletişim tespit kararı bulunan sanık ...'in telefon dinlemesi sırasında tanık A.'ya uyuşturucu temin edeceği değerlendirilerek yapılan fiziki takip ve yakalama sonrasında tanık A.'dan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçtiği, 15.06.2021 tarihinde ise sanıklar ... ve ...'in bulunduğu araçta Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı gereğince yapılan arama sonucunda suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği tespit edilmiştir. 3. Uzmanlık raporuna göre; ele geçen maddelerin esrar, eroin ve metamfetamin olduğu tespit edilmiştir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 05.08.2020 tarihli, 65 *** 944 plakalı araçta ele geçirilen eroin ve metamfetamin maddesinin ticari amaçla bulundurulduğu iddia edilen ... hakkında, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve iki farklı çeşit uyuşturucu madde olması hususu, maddelerin bulundurulma biçimi, sanıkların maddi durumu ile ilgili beyanları ile uyumlu olmayacak biçimde uyuşturucu madde satın almalarının hayatın olağan akışına uygun olmuyor olması, uyuşturucu maddeyi birlikte alıp sanık ... ile sevk ve idaresindeki araç ile gerçekleştirmiş olmaları ve sanık ...'in 05.08.2020 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurunda avukat eşliğinde alınan ifadesinde, açıkça sanık ...'ın araçta uyuşturucu madde bulunduğundan haberdar olduğuna dair ikrar niteliğindeki beyanı dikkate alındığında, sanıkların iştirak halinde hareket ettikleri kanaatine varıldığından suçtan kurtulmaya yönelik savunma ve beyanlarına itibar edilmeyerek atılı suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaları yoluna gidildiği, 2. Sanık ... tarafından, 15.06.2021 tarihinde, tanık A.G.'ye uyuşturucu veya uyarıcı madde satışı gerçekleştirildiği iddia edilen ... hakkında, sanık ile satış yaptığı ... arasında geçen konuşmaların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135. maddesi doğrultusunda kayda alınması sonucunda, öncelikle tarafların alınacak madde miktarını ücret üzerinden belirlemeye yönelik olarak gerçekleştirmiş oldukları telefon görüşmesi, akabinde buluşulacak yere ilişkin atılan SMS, tanığın yakalanmasından sonra sanık ile tanık arasında geçen konuşmada sanığın polislerin kendisini sorup sormadıkları yönündeki konuşmasına dair telefon görüşmelerini içeren tape kayıtları, şahısların yol üzerinde tokalaşmak suretiyle el çabukluğu ile gerçekleştirdiği alışverişe ilişkin tutulmuş olan doğrudan alışverişin görüldüğüne dair 15.06.2021 tarihli fiziki takip tutanağı, tutanak mumzi tanık sıfatıyla beyanı birleşen dosya kapsamında Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde alınan, 40***5 sicil numaralı kolluk görevlisinin, tanık A. ile sanığın selamlaşma sırasında birbirlerine bir şeyler alıp verdikleri, ellerini ceplerine koyup birbirlerinden uzaklaştıklarını gördüğü yönündeki beyanı ile tutanak içeriğini doğrular yöndeki beyanları, 15.06.2021 tarihli Olay-Yakalama-Adli Arama-El Koyma Tutanağı'nda tanık A.'nın üzerinde suça konu esrar maddesinin ele geçirilmiş olması, dosya kapsamında mevcut olan, tanıklar ile sanığın buluştuklarını gösterir MOBESE kayıtları ile kayıtlar ile uyumlu olduğu anlaşılan 16.06.2021 tarihli CD İnceleme, İzleme ve Tespit Tutanağı, sanığın tanığa satış yaptığı yerin 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi kapsamında olduğunu gösterir 04.07.2021 tarihli Mesafe Tespit Tutanağı doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklara verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesi sonrasında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının belirtilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; ele geçirilen uyuşturucu maddeler hakkındaki uzmanlık raporu, olay tutanakları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemelerin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; ele geçirilen uyuşturucu maddeler hakkındaki uzmanlık raporu, olay tutanakları, iletişim tespit tutanakları, fiziki takip tutanakları, tutanak tanığı beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemelerin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hükümde aşağıda belirtilenler dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığın 05.08.2020 tarihli eyleminden sonra yakalanarak sorgusunun yapıldığı, tutuklandığı ve daha sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, yaklaşık 8 ay sonra 15.06.2021 tarihli eylemi gerçekleştirdiği, ilk eylemi nedeni ile düzenlenen iddianamenin 05.11.2021, ikinci eylemi nedeni ile düzenlenen iddianamenin ise 20.12.2021 tarihli olduğu, bu hali ile hukuki kesintinin oluşmadığı ancak Dairemizce sanık hakkında yakalanma, tutuklanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiği kabul edilerek sanığın iki ayrı suç oluşturan her iki eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde farklı tarihlerde işlenen eylemlerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiğinin kabulü ile zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Suç teşkil eden bir fiilde birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olduğu durumlarda ... cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki orantılılık ilkesi gereğidir. Sanığın yargılamaya konu iki ayrı fiilinde, birden fazla nitelikli halin bir eylemde birleştiği durum söz konusu olmayıp, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında işlenen 05.08.2020 tarihli ilk eylemde, uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin özelliğini ... alan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendindeki; 15.06.2021 tarihli ikinci eylemde ise suça konu uyuşturucu maddenin niteliğini esas alan aynı fıkranın (a) bendindeki nitelikli hal gerçekleşmiştir. Bu husus ... cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşmaya gerekçe yapılamayacak olup; ancak yasal şartların gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu bakımdan, ayrı eylemler söz konusu olduğundan, 05.08.2023 tarihli ilk ... yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (b) bendi; 15.06.2021 tarihli ikinci ... yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi ayrı ayrı uygulanıp değerlendirildikten sonra, sonuç ceza itibarı ile ağır sonuç doğuran fiil esas alınarak belirlenecek ceza üzerinden, zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırım yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı eylemde iki nitelikli hal gerçekleşmediği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.07.2023 tarihli ve 2022/10-171 Esas, 2023/396 Karar sayılı kararı ile açıklanmış olan ... ilkelere aykırı olarak ... cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hususları, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/140 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/140 Esas, 2023/435 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.