Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4009 E. , 2025/3163 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1168 E., 2023/1372 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4009 E. , 2025/3163 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1168 E., 2023/1372 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2022/374 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2-4, 53, 62, 58. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/1168 Esas, 2023/1372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 140. maddesi gereği alınmış bir karar bulunmadığına, gizli soruşturmacıların tahriki ile olayın gerçekleştiğine, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde gizli soruşturmacılarla uyuşturucu madde alışverişi hususunda anlaşan sanığın, görevliden parayı almasının ardından suça konu maddeyi gizli soruşturmacıya teslim ettiği, olayın gerçekleştiği yerin... İlkokuluna 150 metre olduğu, açıklanan olayda uyuşturucu maddenin teslimi anında sanığın bulunduğu yer göz önüne alındığında, eylemin araç dışında umuma açık yerde işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b kapsamında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüş, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Gizli soruşturmacıların İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısına göre suç tarihi itibarıyla adli kolluk görevlisi oldukları ve dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dava dosyası kapsamına göre, 23.12.2021 tarihinde gizli soruşturmacıların ilgili bölgeye araçla geldiği, park haline geçip beklemeye başladıkları esnada bahse konu yerde beklemekte olan sanığın gizli soruşturmacı görevlilerin aracına yaklaşarak aralarında konuşmaya başladıkları, gizli soruşturmacının araçtan inerek sanık ile birlikte yaya olarak yürümeye başlayıp iş yerine geldikleri, sanığın iş yerinin içerisine girdiği, gizli soruşturmacının dışarıda beklediği, sanığın kısa süre sonra iş yerinden çıkarak gizli soruşturmacının yanına geldiği, gizli soruşturmacının elinde bulundurduğu parayı yere attığı, sanığın yere atılan parayı aldıktan sonra gizli soruşturmacıya bonzai maddesini verdiği ve sanığın uzaklaştığı iddiasına ilişkin; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ele geçirilen uyuşturucu madde, güven alımı ve teslim tesellüm tutanağı, gizli soruşturmacı görevlendirme kararı, mesafe ölçüm tutanağı ile uzmanlık raporuna göre, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacıların İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2021/7565 Değişik İş sayılı kararı ile 13.12.2021 tarihinde görevlendirildiği, dosya kapsamında sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca alınmış teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmasa da İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısına göre suç tarihi itibarıyla adli kolluk görevlisi oldukları anlaşılan gizli soruşturmacıların suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama konusunda faaliyette bulunabilme yetkileri olduğu, bu suretle yargılamaya konu güvenalımı kapsamında elde edilen delillerin hukuka uygun delil olarak kabul edilmesi gerektiği, gizli soruşturmacıların dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin yeterli olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/1168 Esas, 2023/1372 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.