İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/4190 Karar: 2025/2147 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/4190 K.2025/2147

8. Ceza Dairesi 2024/4190 E. , 2025/2147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1856 E., 2023/1585 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmesine yer olmadığına, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkınd

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/4190 E. , 2025/2147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1856 E., 2023/1585 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmesine yer olmadığına, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkınd

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/4190 E. , 2025/2147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1856 E., 2023/1585 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmesine yer olmadığına, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ... müdafiinin temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2022/418 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/1, 188/4-a, 188/5, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/1856 Esas, 2023/1585 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ 1. Temyiz Sebepleri Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Değerlendirme ve Gerekçe A- Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafii kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, vekaletnamesinde kanun yollarından vazgeçme yetkisi bulunan sanık müdafiinin 03.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B- Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında, suçun adının "uyuşturucu madde ithal etme” yerine “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme” olarak, suç tarihinin ise "06.07.2018" yerine, "07.07.2018" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre, ......'dan Atatürk Havalimanına getirilen, içerisine yüklü miktarda kokain zulalanan ve alıcı kısmında temyizden vazgeçen sanık ...'ın yazılı olduğu gönderiyi, sanık ... ile hakkında tefrik kararı verilen sanık ...'in teslim aldığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ele geçen uyuşturucu madde miktarına göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyizden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/1856 Esas, 2023/1585 karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak (Üye ...'in karşı oyu ile) oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Somut olayda, sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanık ... hakkında 06.07.2018 tarihinde işledikleri uyuşturucu madde ithal etme suçundan açılan kamu davasında, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uygulanmadan mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince bozulduğu, bozma sonrası Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulandığı, temyiz dışı sanık ... hakkındaki davada ise tefrik kararı verildiği anlaşılmıştır. 6545 sayılı Kanun ile TCK'nın 188. maddesine eklenen 5. fıkra gereğince ''suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde ceza artırılacaktır''. TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasına göre suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumludur. Müşterek faillikte birden fazla kişi birlikte suç işleme kararını vermekte ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmaktadır. Kısaca müşterek faillerin herbiri suç ortağıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.03.1996 tarih ve 1996/1-25 esas ve 35 sayılı kararında da belirtildiği üzere faillerin bir suç işleme hususunda suçun işlenmesinden önce veya işlediği sırada ortak bir irade ile hareket etmeleri ve suçun icrasında doğrudan doğruya etkili olan hareketleri gerçekleştirmeleri halinde müşterek faillik söz konusu olur. 5237 sayılı TCK'da suça iştirak faillik ve şerikliği kapsayan bir kavram olarak kabul edilmiştir. Şeriklik azmettirme ve yardım etmeyi kapsamaktadır. İştirak halinde işlenen suçlarda failler ile şerikler arasında cezalandırma bakımından ayrım yapılmıştır. Doktrinde şerik bir suçun işlenişine katılan fakat gerçekleştirmiş olduğu katkıyla suçun kanuni tanımında yer alan fiil üzerinde hakimiyet kuramayanlar biçiminde tanımlanmaktadır. Şerik azmettiren veya yardım edendir. Şeriklerin cezalandırılabilmesi ise TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı ile mümkün olmaktadır. TCK'nın 188/5. fıkrasındaki durum ise suçun işleniş şekli açısından TCK'nın 37. maddesi gereğince müşterek faillik durumunun mevcut olmasıdır. Kısaca şerikler (suça azmettiren veya yardım edenler) bu sayıya dahil olamazlar. Yani azmettiren veya yardım edenler TCK'nın 188/5. maddesindeki üç kişinin birlikte gerçekleştirmesi haline dahil olmazlar. Buna göre suçun birlikte işlenmesi şeklindeki nitelikli halin oluşabilmesi için faillerin icra hareketlerini müşterek fail olarak birlikte gerçekleştirmeleri ve bir eylem birliği içerisinde hareket etmeleri gerekir. Dosya kapsamına göre, hakkındaki dava tefrik olunan temyiz dışı sanık ...'ın diğer sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ithal etme eylemine fail veya şerik olarak katılıp katılmadığı hususu açıkça belirlenmemiştir. Yani suçla bağlantısını gösteren her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı deliller gösterilip tartışılarak mahkumiyet kararı verilmemiştir. Bu bağlamda hukuki statüsü belli olmayan temyiz dışı sanık...in diğer sanıklar ... ve Kemal'in eylemine TCK'nın 37. maddesi anlamında müşterek fail halinde iştirak ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut bir ispata dayalı mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen, TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca arttırım yapılması tüm sanıklar yönünden hukuka aykırı olduğu gibi AİHS'nin 6. maddesinde yer bulan adil yargılanma hakkının ihlaline de yol açabilecektir. Ayrıca sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasıyla birlikte yakalanmayan ve yargılanmayan temyiz dışı ... hakkında hüküm kurulmadan mahkûmiyet hükmünde ceza arttırımı yapılmıştır. Diğer yandan, temyiz dışı sanık ... hakkında istinaf bozma kararından sonra savunması alınmadan daha ağır bir ceza verilip verilemeyeceği tartışılmalıdır. Temyiz aşamasında davaya bakacak mahkemenin yapacağı işlemleri düzenleyen CMK'nın 307/2. maddesinin son cümlesinde, bozmadan sonra sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu cezadan daha ağır ise herhalde sanığın dinlenmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Yine CMK'nın 307/2. maddesine paralel bir düzenleme olan ve Bölge Adliye Mahkemelerinde verilen bozma kararı sonrası yargılama sürecini düzenleyen CMK'nın 282 maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde de "sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi halinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluğunda bitirilebilir. Ancak, CMK.nın 195. madde hükümleri saklı kalmak üzere sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, herhalde sanığın dinlenmesi gerekir." şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Görüldüğü üzere bu düzenlemelerde aleyhe ceza verilmesi söz konusu olan hallerde sanığın beyanının alınmasının zorunluluğu kesin olarak vurgulanmıştır. Bu düzenlemeler emredici nitelikte düzenlemeler olup aksine hareket savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Bu tespitlere göre yapılan araştırmalara ve temyiz dışı sanığın aleyhine verilen mütalaya rağmen sanık ...'in beyanı ve savunması alınmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmasının CMK.nın 282/1-f ve 307/2-son fıkralarına açık aykırılık oluşturduğu, diğer sanıklar hakkında kurulan hükümde ceza arttırımı yapılmasının adil yargılanma ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu kanaatinde olduğumuzdan, hak ihlaline sebebiyet verilmemesi bakımından kararın tüm sanıklar yönünden bozulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanıklar hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin tatbik edilmesinin hukuka uygun olmadığı görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.17.03.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla