Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4570 E. , 2025/6077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1720 E., 2023/1486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4570 E. , 2025/6077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1720 E., 2023/1486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2023/1720 Esas, 2023/1486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tanık dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanığın, uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin ihbar üzerine Cumhuriyet savcısından alınan arama emri gereğince adrese gidildiği, ikamette bulunan sanığın yapılan kaba üst aramasında afyon sakızı ve paketçikler halinde eroin ve metamfetamin bulunduğu, devam eden ikamet aramasında da hassas teraziler, şeffaf kilitli poşetler ve metamfetamin ele geçirdiği iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesinde "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesine aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217/2. maddesi ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206/2-a. maddesi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı bu suretle sanığın ikametinde ve ikamet içerisinde bulunan sanık üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil niteliğinde oldukları, mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacakları kabul edilmekle birlikte, sanığın tüm aşamalarda arama sonucu bulunan uyuşturucu maddelerden sadece üzerinde ele geçen metamfetaminin varlığını ve zilyetliğini kabul etmesi hususları hep birlikte gözetildiğinde söz edilen usuli eksikliğin muhakemede bir bütün olarak sanığın kabul ettiği uyuşturucu maddeler açısından adil yargılama hakkını ihlal etmeyeceği ve sadece sanığın kabul ettiği uyuşturucu maddenin hükme esas alınabileceği nazara alınarak yapılan incelemede; Olay tutanağı içeriğine, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, sanığın savunmasının aksine, üzerinden ele geçen metamfetamini kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı dikkate alınarak "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilerek sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği halde hükme esas alınamayacak delillere dayanılarak sanığın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05/07/2023 tarihli ve 2023/1720 Esas, 2023/1486 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.