İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/6009 Karar: 2024/8505 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/6009 K.2024/8505

8. Ceza Dairesi 2024/6009 E. , 2024/8505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/274 E., 2021/486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/6009 E. , 2024/8505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/274 E., 2021/486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/6009 E. , 2024/8505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/274 E., 2021/486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2021/274 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurusunun, 5237 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri özetle; Tutanak tanıkları "şahıs bizi görmedi" beyanları dikkate alınarak, suça sürüklene çocuk ile polislerin arasında uzak mesafe olduğu dolayısıyla şahsın kimliği konusunda yanılgıya düşülebileceği değerlendirilmediği, uyuşturucu madde paketi üzerinde parmak izine rastlanmadığı, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde satışı yaptığı şeklinde alınan bilgi doğrultusunda bildirilen sokağa girildiğinde suça sürüklenen çocuğun İ.A.'dan para aldığı ve karşılığında uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde verdiğinin polislerce görüldüğü ve tutanağa bağlandığı, bu sırada İ.A.'nın yakalandığı ve üzerinden sentetik kannabinoid olduğu tespit edilen madde ele geçirildiği ancak suça sürüklenen çocuğun yakalanmasının mümkün olmadığı, tanık İ.'nin alınan ilk beyanında ele geçen maddeleri suça sürüklenen çocukdan aldığını belirttiği, tutanak tanıklarının da suça sürüklenen çocuk ile İ. arasındaki alışverişi gördüklerini net bir şekilde belirttikleri, her ne kadar suça sürüklenen çocuk tarafından üzerine atılı suçlama kabul edilmemiş ise de, tanık İ.'nin beyanı, özellikle alışveriş sırasında polislerin geldiğine dair beyanı ile hem tutanak içeriği hemde tutanak tanıklarının beyanları ile uyumlu oluşu, alınan istihbari bilgi ile uyumlu şekilde gerçekleşen yakalama, tutanak tanıklarının beyanlarında aralarındaki mesafenin oldukça kısa olduğuna dair beyanları ile tutanak tanıklarının suça sürüklenen çocuğa iftira atmalarını gerektirecek dosya kapsamında yansıyan bir hususun bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemenin kararında eleştiri ve yazılı düzeltme dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; şahit numunenin müsaderesi konusunda uygulama maddesi gösterilmeden müsaderesine karar verilmiş ise de, bu hukuka aykırılığın davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması kararı verilmeden düzeltilmesi mümkün olmakla; hükmün 12. paragrafındaki "... emanetlerin ..." ibaresinden önce gelmek üzere "... TCK.'nun 54/4. maddesi gereğince ..." ibaresinin eklenerek düzeltilerek esastan reddedilerek onanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarında yapılan araştırmada; suça sürüklenen çocuk hakkında 15.11.2018 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı ve Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 28.Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarih 2021/2562 Esas, 2023/615 Karar sayılı kararı ile zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tespiti yönünden bozma kararı verildiği, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine dava dosyasında yargılama yapıldığı ve dosyanın halen derdest olarak gözüktüğü anlaşıldığından, belirtilen dosyanın hukuki denetime mümkün olacak şekilde getirtilerek, suç ve iddianame tarihleri göz önüne alınarak hukuki kesinti oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra, hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılan dava derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı ya da onaylı fotokopilerinin temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konulması; tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2021/274 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîre Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla