İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/10310 Karar: 2026/1722 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/10310 K.2026/1722

8. Ceza Dairesi 2025/10310 E. , 2026/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/550 E. 2023/647 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/10310 E. , 2026/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/550 E. 2023/647 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/10310 E. , 2026/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/550 E. 2023/647 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251.maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.09.2025 tarihli ve 2025/20784 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2023 tarihli ve KYB-2025/112104 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 01.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarih, 2014/777 Esas, 2014/842 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 10.10.2014 tarihinde kesinleştiği, Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/563 Esas sayılı dava dosyası ile dosyanın tekrar ele alındığı, B. Hükümlünün 08.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2018 tarihli, 2016/1924 soruşturma, 2018/21 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2019 tarihli, 2019/1523 soruşturma, 2019/496 Esas, 2019/491 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/541 Esas, 2020/183 Karar sayılı kararı ile 08.11.2016 tarihli eylemin 01.06.2014 tarihli eylem sebebi ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/563 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2019/563 Esas, 2021/581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.01.2022 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın 19.07.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/42 Esas, 2023/556 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarih ve 2023/550 Esas, 2023/647 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.10.2023 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. E. 08.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarihli ve 2014/777 Esas, 2014/842 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında gerçekleştiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, sonraki eylem nedeniyle erteleme kararı verilmesine engel teşkil edeceği, 08.11.2016 tarihli eylemin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlali olacağı, açıklanan nedenlerle 08.11.2016 tarihli suç nedeniyle erteleme kararı verilemeyeceği, verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçerliliğinin olmadığı anlaşıldığından; Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğname'de yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliği ile REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hükümlü hakkında farklı tarihlerdeki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri, ardından ihlaller üzerine Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesince 7 ay 15 gün hapis cezası verilip kesinleşmişti. Adalet Bakanlığı, 08.11.2016 tarihli eyleme ilişkin erteleme kararındaki itiraz süresinin yanlış (7 gün) bildirilmesi nedeniyle kararın kesinleşmediğini ileri sürerek kanun yararına bozma istedi.

Hukuki İlke: 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK 191/5 uyarınca, erteleme süresi zarfında kişinin tekrar kullanmak için uyuşturucu madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması ya da kullanması yalnızca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma-kovuşturma konusu yapılamaz; dolayısıyla tedbir infazı sırasında işlenen yeni eylem için verilen erteleme kararı hukuken geçersizdir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi oy birliğiyle reddedildi; 08.11.2016 tarihli eylem, 2014 tarihli tedbirin infazı sırasında işlendiğinden bu eylem için verilen erteleme kararı zaten hukuken geçersiz olup tebliğindeki süre yanlışlığı sonuca etkili görülmedi.

Dava Strateji Notu: Erteleme kararındaki tebligat veya kanun yolu bildirimi hatasına dayalı KYB stratejisi, yeni eylem önceki tedbirin infaz süresi içinde işlenmişse işe yaramaz; savunma önce eylem tarihlerinin hangi tedbir dönemine denk geldiğini çıkarmalı, çünkü TCK 191/5 kapsamındaki eylem ayrı dava konusu yapılamayacağından farklı bir savunma hattı gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla