Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/12510 E. , 2026/2654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4554 E., 2024/2635 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/4554 Esas, 2024/2635
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/12510 E. , 2026/2654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4554 E., 2024/2635 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/4554 Esas, 2024/2635 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Anayasanın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34/2. ve 232/6. maddeleri gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek kanun yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, sanığın 28.11.2024 tarihli yasal süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermediğinin, kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9. MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile 29.03.2023 tarih ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren iki hafta içerisinde yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi yürürlükten kaldırılmış olsa dahi sanığın kanun yolu açısından yanıltıldığı, bu nedenle ihtarlı tebliğin çıkarılmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla; Yukarıda belirtilen şekilde sanığa ihtaratlı tebligatın yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması ve süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmün temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere dosyanın yeniden Dairemize iade edilmesine, Esası incelenmeyen dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçundan istinaf başvurusu esastan reddedilen sanık, süresinde verdiği temyiz dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin hiçbir sebep göstermemişti. 8. Ceza Dairesi, ne kararın son bölümünde ne de tebligat mazbatasında temyiz sebebi gösterme zorunluluğuna ve aksi halde istemin reddedileceğine dair ihtarat bulunmadığını saptadı.
Hukuki İlke: Anayasanın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca kanun yolları, süreleri ve sonuçları ilgililere kuşkuya yer bırakmayacak biçimde bildirilmelidir; 294/1. maddedeki sebep gösterme zorunluluğu konusunda ihtarat yapılmamışsa sanık kanun yolu açısından yanıltılmış sayılır ve hak kaybını önlemek için meşruhatlı tebligatla iki hafta içinde ek dilekçe verme imkanı tanınması gerekir.
Uygulama Sonucu: Daire, esası incelemeksizin dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine iadesine karar verdi; sanığa ihtaratlı tebligat yapılıp süresinde gerekçeli temyiz gelirse ek tebliğnameyle, gelmezse mevcut haliyle dosyanın yeniden Daireye gönderilmesi öngörüldü.
Dava Strateji Notu: Sebepsiz temyiz dilekçesi tek başına hak kaybına yol açmaz; kararda veya tebligatta sebep gösterme ihtaratı yoksa müdafi bu eksikliği ileri sürerek meşruhatlı tebligat ve iki haftalık ek dilekçe hakkı talep edebilir, bu yol özellikle kendisine sonradan ulaşılan müvekkillerin temyizini kurtarmak için işlevseldir.