Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13645 E. , 2026/2607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/351 E. 2020/20 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13645 E. , 2026/2607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/351 E. 2020/20 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 09.01.2020 tarihli ve 2018/351 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 gün ve 2025/13138 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB-2025/128084 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 05.04.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, suça sürüklenen çocuğun 25.07.2017 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2017 tarihli iddianamesi ile Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesine (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) kamu davası açıldığı, Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 13.12.2017tarihli ve 2017/482 Esas, 2017/369 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden ihlal sayılan 25.07.2017 tarihli eylemi işlendiğinden kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararı sonrası Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2018 tarih, 2018/643 Soruşturma, 2018/16 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, suça sürüklenen çocuğun 03.04.2018 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli, 2018/643 Soruşturma, 2018/1338 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesine (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) kamu davası açıldığı, Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 09.01.2020 tarihli ve 2018/351 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.02.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 09.01.2020 tarihli ve 2018/351 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca art arda iki kez kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş, her iki kararda da itiraz süresi 7 gün olarak gösterilmiştir. İkinci erteleme kararının 03.04.2018 tarihli eylemle ihlali gerekçesiyle açılan davada Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) TCK m. 191/1, 31/3 ve 62/1 uyarınca hapis cezası belirleyip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; karar kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma incelemesi yapılmıştır.
Hukuki İlke: Anayasa'nın temel hak güvencesi ile TCK m. 191/2 ve CMK'nın ilgili hükümleri uyarınca erteleme kararında başvurulacak kanun yolunun, merciin, başvuru şeklinin, süresinin ve sürenin başlangıcının ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi zorunludur; itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün yazılması hükümlüyü yanılttığından karar kesinleşmiş sayılmaz, tedbirin infazına başlanamaz ve ihlale dayalı kovuşturma şartı gerçekleşmez.
Uygulama Sonucu: Daire, kovuşturma şartı oluşmadan durma kararı yerine HAGB kararı verilmesini kanuna aykırı bularak KYB istemini kabul etmiş ve çocuk hakkındaki kararı CMK m. 309/3 uyarınca oy birliğiyle bozmuştur; mahkemenin durma kararı verip erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla yeniden tebliğini sağlaması gerektiği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: Temyiz veya istinaftan geçmeden kesinleşen HAGB kararları da kanun yararına bozmaya konu olabildiğinden, çocuk müvekkillerin adli sicil ve denetim yükü doğuran eski HAGB dosyaları dahi kurtarılabilir; erteleme kararındaki itiraz süresinin 7 gün yazılmış olması tek başına bozma sebebi olarak yeterlidir.