İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13594 Karar: 2026/2599 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13594 K.2026/2599

8. Ceza Dairesi 2025/13594 E. , 2026/2599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/624 E. 2024/76 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13594 E. , 2026/2599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/624 E. 2024/76 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13594 E. , 2026/2599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/624 E. 2024/76 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/624 Esas, 2024/76 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 09.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/9927 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134680 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, itiraz süresi ve mercii doğru olarak gösterilmiş ise de, itiraz süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı gösterilmediğinden usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 28.03.2022 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2022 tarihli ve 2022/2718 Soruşturma, 2022/144 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmediği, B. Şüphelinin 23.05.2023 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve 2022/2718 Soruşturma, 2023/2716 Esas, 2023/2163 sayılı iddianamesi ile Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin 23.07.2023 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2023 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/842 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/624 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/624 Esas, 2024/76 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 09.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı tebliğ tarihinden itibaren itiraz kanun yoluna başvuracağı belirtilmeden, itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.07.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/624 Esas, 2024/76 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şüpheli hakkında 28.03.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, 23.05.2023 tarihli eylemle ihlal edildiği gerekçesiyle dava konusu olmuş; ayrı bir eyleme ilişkin ikinci dava da birleştirilerek Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesince TCK m. 191/1, 43/1 ve 53 uyarınca zincirleme suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiş ve karar 09.02.2024'te kesinleşmiştir. Erteleme kararında itiraz süresi ve mercii doğru gösterilmiş ancak sürenin hangi tarihten başlayacağı belirtilmediğinden dosya kanun yararına bozmaya konu olmuştur.

Hukuki İlke: Erteleme kararında itiraz süresi ve merciinin doğru yazılması yeterli değildir; sürenin hangi tarihten itibaren işleyeceği de açıkça gösterilip karar şüpheliye tebliğ edilmedikçe TCK m. 191/2 kapsamındaki erteleme kararı usulünce kesinleşmez ve tedbirin infazı ile erteleme süresi başlamaz; bu halde mahkemenin CMK m. 223/8 ikinci cümlesi gereği durma kararı verip kararın iki haftalık itiraz hakkı ihtarıyla tebliğini sağlaması gerekir.

Uygulama Sonucu: 8. Ceza Dairesi, kovuşturma şartı gerçekleşmeden zincirleme mahkumiyet kurulmasını kanuna aykırı bularak kanun yararına bozma istemini kabul etmiş ve Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararını CMK m. 309/3 gereği oy birliğiyle bozmuştur.

Dava Strateji Notu: Erteleme kararındaki kanun yolu bildiriminin kısmen doğru olması savunmayı yanıltmamalıdır: süre ve merci yazılı olsa bile sürenin başlangıç tarihi eksikse Yargıtay kararı kesinleşmemiş saymaktadır; TCK m. 43 uygulamasıyla ağırlaşmış cezalarda dahi bu eksiklik mahkumiyetin tamamını ortadan kaldırabildiğinden bildirimin her unsuru ayrı ayrı denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla