Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1502 E. , 2025/5243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1864 E., 2024/1506 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tar
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1502 E. , 2025/5243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1864 E., 2024/1506 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı sonrasında, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca, 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283. maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 25.09.2024 tarihli ve 2024/1864 Esas, 2024/1506 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, aleyhe değiştirme yasağı dikkate alınmaksızın suç vasfının değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinin Sulh Ceza Hakimliğince verilen önleme kararına istinaden yaptıkları çalışmalarda, olay günü saat 20.00 sularında durumundan şüphelendikleri 34 ...*** plaka sayılı aracı takip ettikleri, aracın boş bir arazi yanında durduktan sonra içerisinden inen sanığın araziye gidip yerden bir şey aldığı, bunun üzerine sanığın yanına gidilip elindeki sigara paketi tespit edilen eşyayı alıp içini kontrol ettiklerinde, paketler halinde eroin uyuşturucu maddesi olduğunun görüldüğü, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 1. Olayın intikal şekli, sanığın elindeki sigara paketi içerisinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, çeşidi ve paket sayısı, uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu, sanığın aşamalardaki olağan hayat tecrübelerine ve dava dosyası kapsamına uygun düşmeyen ve birbiri ile çelişen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, sonuç ceza yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl 8 ay cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/1864 Esas, 2024/1506 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi hükmünde kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı paragrafın çıkartılarak yerine "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bölge adliye mahkemesinin bozması sonrası Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden (TCK 188/3, 43/1) mahkûm etmiş, kazanılmış hak gözetilerek neticeten 1 yıl 8 ay hapis belirlemiştir. Olayda kolluk, önleme kararına istinaden takip ettiği araçtan inip arazide bir şey alan sanığın elindeki sigara paketinde eroin ele geçirmiştir; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi istinafı reddetmiştir.
Hukuki İlke: CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca sonuç ceza, kazanılmış hak nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis üzerinden 'infazına' karar verilmesini gerektirir; sonuç cezanın doğrudan bu miktar olarak belirlenmesi kazanılmış hak uygulamasına aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Düzeltilerek onama; sübut ve vasıf isabetli görülüp esas itiraz reddedilmiş, kazanılmış hakka ilişkin infaz ibaresi CMK'nın 303. maddesi uyarınca düzeltilerek hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası yeniden kurulan hükümde lehe kesinleşmiş ceza süresi (kazanılmış hak) korunmalı; savunma, aleyhe değiştirme yasağı gereği yeni cezanın önceki lehe sonucu aşamayacağını infaz aşamasına kadar takip etmelidir.