İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1533 Karar: 2025/7759 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1533 K.2025/7759

8. Ceza Dairesi 2025/1533 E. , 2025/7759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1864 Esas, 2024/1858 Karar SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1533 E. , 2025/7759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1864 Esas, 2024/1858 Karar SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1533 E. , 2025/7759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1864 Esas, 2024/1858 Karar SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2016/29 Esas, 2019/1042 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli 2016/29 Esas, 2019/1042 Karar sayılı kararı hakkında katılan vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 24.02.2021 tarihli kararı ile ilk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan suça sürüklenen çocuk hakkında 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına , 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 06.04.2021 tarihinde kesinleşmiş, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde basit yaralama suçunu işlediği gerekçesiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm duruşma açılmak suretiyle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarih, 2024/1864 Esas, 2024/1858 Karar sayılı kararı ile açıklanarak suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1,109/3,109/3-b,f, 43/2-1, 31/3,62 maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim olmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi ile kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ... ve inceleme dışı...'in kardeş olan mağdureler ... ... ve ...'yı ... iline annelerinden habersiz götürdükleri, mağdurelerin geri dönmek istemelerine rağmen suça sürüklenen çocuk ......'in araç kapısını kilitledikleri, mağdurelerin araçtan inmesine ve eve dönmesine izin vermedikleri ve geceyi ... ilinde araçta geçirdikleri iddiasına ilişkin olarak; 1. Tebliğnamede ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında her ne kadar suç tarihi 03.06.2015 olarak belirtilmiş ise de, 01.06.2015 olan suç tarihinin yanlış yazılması maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun ve inceleme dışı sanığın aşamalardaki çelişkili ifadeleri, mağdur beyanları ile yakalama tutanağına göre, suça sürüklenen çocuğun mağdureleri hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulün, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarihli ve 2024/1864 Esas, 2024/1858 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla