Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1821 E. , 2025/5530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2522 E., 2024/1614 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1821 E. , 2025/5530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2522 E., 2024/1614 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 192/3, 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2023 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 09.10.2024 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri kolluğa kendisinin teslim ettiğine, bu sebeple sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan başlatılan soruşturmada, sanığın ikametinde usulüne uygun olarak yapılan arama işleminde kullanım sınırları içinde kaldığı değerlendirilen suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve sanığın kanında esrar uyuşturucu maddesi tespit ediliği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce aynı suçtan dolayı başka bir dava dosyasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle sanık hakkında kamu davası açıldığından bahisle, temyiz inceleme konusu eylemleri nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açıldığının, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde de sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açma şartlarının oluştuğunun belirtildiği ancak; daha önce verildiği açıklanan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliğ evrakları, kesinleşme tarihi ya da ihlal eylemine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzenlenmiş bir inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada sanık hakkında 26.02.2014 tarihli (6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'dan yapılan değişiklik öncesi) eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu dava dosyasında verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, sanık hakkında daha önceden verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı/kararlarına ilişkin dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, Dairemiz 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararındaki açıklamalar gözetilerek, sanık hakkında temyiz incelemesine konu 14.03.2023 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açılmasına esas alınan ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen temyiz dışı 26.02.2014 tarihli eylemi hakkında 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinde yer verilen hükümler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilme şartlarının oluşup oluşmadığının, uygulama şartları oluşmuş ise sanık hakkında yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekip gerekmediğinin, uygulama şartları oluşmamış ise, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin tartışılarak, incelenen 14.03.2023 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.10.2024 tarihli ve 2023/2522 Esas, 2024/1614 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Finike Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın ikametinde yapılan aramada kullanım sınırları içinde uyuşturucu ele geçirilmiş, kanında esrar tespit edilmiş; daha önce aynı suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali gerekçesiyle bu kez doğrudan kamu davası açılmış ve mahkûmiyet kurulmuştur.
Hukuki İlke: TCK 191/6 uyarınca doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı, önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği, kesinleşmesi ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediği dosyaya getirtilerek denetime imkân verecek biçimde araştırılmalıdır; kesinleşene kadar kullanmak için bulundurma suçlarının tek suç sayıldığı gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Kullanmak için uyuşturucu dosyalarında doğrudan dava açılmışsa, dayanak yapılan önceki erteleme kararının aslının dosyada bulunup bulunmadığı, usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği ve ihlal koşulu savunma cephesinden mutlaka sorgulanmalı; bu evrak yoksa TCK 191/6 koşulunun oluşmadığı ileri sürülerek bozma elde edilebilir.