Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/183 E. , 2026/1091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4150 Esas, 2024/2452 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında ku
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/183 E. , 2026/1091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4150 Esas, 2024/2452 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10/10/2024 tarihli ve 2024/4150 Esas, 2024/2452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna, sanığın kullanıcı olup ticaret yaptığına ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığına, miktarın kullanım sınırında kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükmünün hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü kolluk ekiplerinin rutin devriyesi sırasında sanığın içinde bulunduğu ticari taksinin şüphe üzerine durdurulduğu, temyiz dışı sanığın araçtan inerek kolluk ekiplerinin yanına gittiği sırada sanık ...'in ekmek fırınına yöneldiği ve fırının kapısında bulunan saksıya birşeyler attığının görüldüğü, yapılan kontrolde 2 parça halinde kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın cep telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu alışverişine ilişkin mesajlaştığı tespit edilen kullanıcı M.B. nin alınan beyanında sanığa uyuşturucu sormak için mesaj attığını söylediği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 16.01.2024 tarihli kriminal rapor, sanığın teslim ettiği poşet içinde kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde bulunması, temyiz dışı sanığın ifadeleri, kullanıcı tanık ve tutanak mümzilerinin Mahkemede verdiği ifadeleri ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır; III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/4150 Esas, 2024/2452 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Rutin devriyede şüphe üzerine durdurulan ticari takside bulunan sanık, ekmek fırınına yönelip kapıdaki saksıya bir şeyler atmış; kontrolde iki parça hâlinde kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu ele geçirilmiş, telefonunda uyuşturucu alışverişine dair mesajlaştığı tespit edilen kullanıcı M.B. sanığa uyuşturucu sormak için mesaj attığını beyan etmiştir. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca verdiği 15 yıl hapis cezası, BAM'ın düzelterek esastan reddi sonrasında 8. Ceza Dairesince onanmıştır.
Hukuki İlke: Kolluğu görünce maddeyi saksıya atma biçimindeki gizleme davranışı, ele geçen miktarın kullanım sınırının üzerinde olması ve telefon incelemesiyle ortaya çıkan alışveriş mesajlaşmalarına ilişkin kullanıcı beyanı birlikte ticaret vasfını kanıtlar; dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmaması hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Sanık müdafiinin temyiz istemi 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca esastan reddedilerek hüküm onandı; duruşmalı inceleme talebi de 299. maddenin birinci fıkrası gereği takdiren reddedilmişti ve miktar ile mesaj içerikleri karşısında kullanıcılık savunması itibar görmedi.
Dava Strateji Notu: Telefon incelemesinde çıkan alışveriş mesajları ve mesaj muhatabının beyanı, fiilen satış anı görülmemiş olsa bile ticaret vasfını kurmaya yetmektedir; müdafi dijital inceleme tutanağındaki mesajların tarihini, bağlamını ve muhatap beyanının alınış usulünü ilk derecede tartıştırmalı, temyizde salt 'miktar kullanım sınırında' savunmasına yaslanmamalıdır.