Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/173 E. , 2025/3530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1456 E., 2024/1817 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/173 E. , 2025/3530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1456 E., 2024/1817 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2024/99 Esas, 2024/218 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a,62 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/1456 Esas, 2024/1817 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusuna yönelik olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi, dosya kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirilebilme şartlarının oluşmadığına, gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiğine, tutanak içeriğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerim hükme esas alınamayacağına, mahkumiyete yeterli somut delil olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, "Sancaktepe" ilçesinde uyuşturucu madde satan şahısların tespit edilmesi amacıyla 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirme kararı alındığı, bu karara istinaden gizli soruşturmacıların olay tarihinde temyiz dışı sanık Selim ve sanık ...'tan uyuşturucu madde aldıkları iddiasına ilişkin olarak, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca dava konusu dosyada gizli soruşturmacı olarak görevlendirilmesinde ve gizli soruşturmcıların aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca ses ve görüntü kaydı alabilmelerinde hukuka aykırılığın bulunmadığı, sanığın alınan savunmasında ikrarın bulunduğu ve suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/1456 Esas, 2024/1817 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sancaktepe'de uyuşturucu satan kişilerin tespiti için CMK'nın 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmiş; soruşturmacıların sanıktan uyuşturucu madde satın alması üzerine İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı TCK 188/3, 4-a ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi hükmü CMK 280/1-a uyarınca düzelterek istinafı esastan reddetmiş, müdafi soruşturmacının kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 139 uyarınca usulüne uygun görevlendirilen gizli soruşturmacının, aynı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında ses ve görüntü kaydı almasında hukuka aykırılık yoktur; görevlendirme şartlarının oluşmadığı ve kışkırtıcı ajanlık iddiaları, sanığın ikrarı ve dosyadaki kesin verilerle sübut sağlandığında bozma nedeni oluşturmaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiş; gizli soruşturmacı görevlendirmesi ve kayıtları hukuka uygun bulunmuş, salıverilme talepleri reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Gizli soruşturmacılı dosyalarda kışkırtıcı ajan savunması ancak sanığın suç işleme kararının soruşturmacı tarafından oluşturulduğunun somut kayıtlarla gösterilmesiyle işler; sanığın kollukta veya mahkemede ikrarı varsa bu savunmanın başarı şansı bu kararda görüldüğü gibi fiilen ortadan kalkar, ikrar öncesi müdafi danışmanlığı kritik önemdedir.