Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1834 E. , 2026/2350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/131 Esas,2024/115 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kuru
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1834 E. , 2026/2350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/131 Esas,2024/115 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/313 Esas, 2024/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52, 53, 58, 63, 54 , 55. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.11.2024 tarihli ve 2024/131 Esas, 2024/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1 maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tek hazirun ile ev araması yapılamayacağına, hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; hakkında yapılan fiziki takip sonucu sanığın 19.11.2023 tarihinde kullanıcı tanık ..'ya uyuşturucu madde sattığının kolluk ekiplerince görüldüğü, Cumhuriyet savcısından gecikmesince sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emri ile sanığın ikametinde arama yapıldığı ve uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin ele geçirildiği, sanığın ele geçirilen bu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu ve kullanıcı tanık ..'ya sattığı iddiasına ilişkin olarak; Sanık ile kullanıcı tanık .. arasında gerçekleşen uyuşturucu madde alış verişinin kolluk ekiplerince görüldüğü, kullanıcı tanığın verdiğini beyan ettiği 250 TL'nin sanıktan ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri kapsamında ikamette arama yapıldığı, sanığın arama tutanağının içeriğine itiraz etmediği, yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu ikrar etmesi de dikkate alındığında, iki hazirun bulundurulmadan tek hazirun ile ikamet araması yapılmasının şekli bir eksiklik olup, tek başına arama tutanağının içeriğini hukuka aykırı hale getirmeyeceği ve ele geçen uyuşturucu maddelerin maddi delil olarak hükme esas alınabileceği, arama sırasında kullanım miktarının çok üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi, kriminal rapora göre ele geçen maddenin esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitki parçaları olduğunun tespiti, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın ele geçirilen bu maddeleri ticari amaçla bulundurmak ve ..'ya satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak; 1. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında ".. TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezasında indirim uygulanmasına karar verilerek.." denildiği halde hüküm kısmının (1). bendinin ikinci paragrafında ise "Sanığın sabıkalı geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları aynı suçtan daha önce mahkum olmasına rağmen yeniden aynı suçu işlemesi nedeniyle pişmanlık göstermemesi göz önüne alınarak hakkında TCK.nın 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına," şeklinde karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması, 2. Hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi uyarınca “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına" karar verilmesinin yanında, "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Suçtan elde edildiği anlaşılan adli emanetin 2024/23 sırasında kayıtlı 250 TL paranın 5237 sayılı Kanun'un 55/1. maddesi yerine, 55. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 4. Adli emanetin 2024/60 sırasında kayıtlı olan ve incelemeden iade gelen uyuşturucu maddelerin 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleri ile sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.11.2024 tarihli ve 2024/131 Esas, 2024/115 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma gerekçesine göre sanığın tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluk, fiziki takipte sanığın kullanıcı tanığa uyuşturucu sattığını görmüş; tanığın verdiğini söylediği 250 TL sanıktan çıkmış, savcının yazılı arama emriyle ikamette yapılan aramada uyuşturucu maddeler ve hassas terazi ele geçirilmişti. Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası istinafta düzeltilerek onanmış, müdafi tek hazirunla ev araması yapılamayacağı itirazıyla temyiz etmişti.
Hukuki İlke: Daire, sanığın arama tutanağına itiraz etmemesi ve ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu ikrar etmesi karşısında iki hazirun yerine tek hazirunla arama yapılmasını şekli eksiklik sayıp delili geçerli kabul etti; buna karşılık gerekçede TCK 62 indirimi uygulanacağı yazılıp hükümde uygulanmaması hüküm-gerekçe çelişkisi, ikinci kez mükerrirlik hâlinde infaz sonrası denetimli serbestliğe hükmedilmemesi ve müsaderede yanlış fıkralara (55/1 yerine 55, 54/4 yerine 54/1) dayanılması bozma nedenidir.
Uygulama Sonucu: Hüküm, tebliğname görüşü onama yönünde olmasına rağmen sübut kabul edilmekle birlikte gerekçe-hüküm çelişkisi, TCK 58/6-7 denetimli serbestlik eksikliği ve müsadere fıkra hataları nedeniyle oy birliğiyle bozuldu; sanığın tutukluluk hâli devam ettirildi.
Dava Strateji Notu: Sübut yönünden umutsuz görünen dosyalarda dahi hükmün teknik bölümleri (indirim gerekçe-hüküm uyumu, tekerrür rejiminin tam yazımı, müsadere fıkraları) taranmalıdır; bu karar, bu tür teknik aykırılıkların tek başına bozma getirebildiğini gösterir. Tek hazirunlu aramaya itiraz edilecekse tutanağa aramanın hemen ardından itiraz kaydı düşülmeli, ikrardan kaçınılmalıdır; aksi hâlde eksiklik şekli sayılır.