Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/2179 E. , 2025/6119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/812 E., 2024/2132 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir ol
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/2179 E. , 2025/6119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/812 E., 2024/2132 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi'nin 30.12.2020 tarihli, 2020/1621 Esas, 2020/2043 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi sonrasında hükmün, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.03.2023 tarih, 2022/468 Esas, 2023/1060 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2023/812 Esas, 2024/2132 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, suçun cinsel istismar eylemi ile sınırlı olarak yapıldığından ayrıca bu suçtan ceza verilemeyeceğine yöneliktir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuğun teşdiden cezalandırılmasına ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun yaşı küçük mağduru evlerinin yanında bulunan bahçeye götürerek istismarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci ve devamı maddelerindeki davaya katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi gereğince de kanuna göre hükmün kanundan kaynaklandığı ve ücreti vekalete hükmedilemeyeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerledirildiğinde, suçun sübut bulduğuna yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarih, 2023/812 Esas, 2024/2132 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun, yaşı küçük mağduru evlerinin yanında bulunan bahçeye götürerek istismarda bulunduğu şeklindeki olayda, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi cebir, tehdit ve hile ile hürriyetinden yoksun kıldığına ilişkin suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin beyanlarında herhangi bir anlatım bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca, suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin hürriyetini cinsel amaçla yoksun kıldığının kabulü gerekir. Mağdurenin yaşının küçük olması, bu suçun her halükarda hile ile işlendiğini göstermez. Mağdurenin iradesi geçerli olmasa bile rızası ile bu suçun işlenmesi mümkündür ve bu durumlarda eylem TCK.nın 109/1. maddesindeki suçu oluşturur. Bu durumlarda olsa olsa mağdurenin küçük çocuk olması sebebiyle TCK.nın 109/3. maddesindeki nitelikli hal olan eylemin çocuğa karşı işlenmesi durumu söz konusu olur ve bundan dolayı nitelikli hâl sebebiyle cezada arttırım mümkündür. Bu sebeple suçun TCK.nın 109/1. maddesinde öngörülen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun basit halinin kabulü gerekmekle, sayın çoğunluğun bu konudaki görüşüne katılmıyorum. 10.07.2025