İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/2435 Karar: 2025/5047 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2435 K.2025/5047

8. Ceza Dairesi 2025/2435 E. , 2025/5047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/805 D.İş SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR :İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hü

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/2435 E. , 2025/5047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/805 D.İş SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR :İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hü

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/2435 E. , 2025/5047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/805 D.İş SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR :İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 292/1,62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan basit yargılama usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararını takiben, söz konusu iptal kararı üzerine oluşan yeni duruma göre hükümlünün lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik infazın durdurulması talebinin kabulüne ilişkin Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.08.2022 tarihli ve 2019/318 esas, 2020/45 sayılı ek kararı sonrasında, bu kez daha önce istinaf kararı ile kesinleşen bahse konu karar hakkında basit yargılama usulünün uygulanması ve uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına dair 08.09.2022 tarihli ek kararına karşı yapılan itirazın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/805 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2025 tarihli ve 2024/13471 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16745 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16745 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 03/02/2020 tarihinde verilerek 29/06/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli 2019/318 Esas 2020/45 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292/1,62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile dosyadan el çektiği, ancak anılan Dairenin kararına karşı sadece 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi kapsamında itiraz edilebileceği anlaşılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi şöyledir; "a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan, Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.08.2022 ile 08.09.2022 tarihli ek kararları ile 08.09.2022 tarihli ek karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/805 Değişik iş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında, Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla